Kültür Sanat

Leman S. Darıcıoğlu’nun performansı Jeonbuk Sanat Müzesi koleksiyonunda

Cuma, 24 Kasım 2017
Haber: Kaos GL

Leman S. Darıcıoğlu’nun “Merhaba, ben Leman, Türkiye’den bir kadın sanatçıyım” isimli video performansı Jeonbuk Sanat Müzesi’nin koleksiyonuna dahil edildi.

Performans sanatçısı Leman S. Darıcıoğlu’nun, 3. Asya Güncel Sanat Sergisi kapsamında Jeonbuk Sanat Müzesi’nde sergilediği yerleştirmede yer alan “Merhaba, ben Leman, Türkiye’den bir kadın sanatçıyımisimli video performansı müzenin koleksiyonuna dahil edildi.

Güney Kore’de üçüncüsü düzenlenen Asya Güncel Sanat Sergisi, bu sene Asyalı kadın sanatçıların sanatsal ve toplumsal karakteristiklerine odaklanıyor. 10 ülkeden 24 kadın sanatçının işlerinin yer aldığı sergide, Türkiye’den Performistanbul sanatçısı Leman S. Darıcıoğlu, Merhaba, ben Leman, Türkiye’den bir kadın sanatçıyım” isimli yerleştirmesinde bir video performans; “Türkiye'den bir kadın sanatçı” başlıklı defter üzerine dikiş işi ve “beden, arzu, aşk ve dönüşüm günlüğü” başlıklı bir el yazısı anlatı olmak üzere üç çalışmasını izleyicilere sunuyor.

Göğüs bölgesinin derisine kadınlık sembolü olan femina; sırt bölgesinin derisine ay yıldız desenlerini iğne iplik ile işlettiği video performansında kişiye doğumu itibariyle atfedilen ulusal kimliği ve cinsiyet kategorilerini sorgulayan Darıcıoğlu, performansına ek olarak kişisel bir anlatı üzerinden de, cinsiyet ve ulusal kimlik kategorilerinin bedenlerimize nasıl işlediğini araştırıyor.

Sanatçının yerleştirmede yer alan video performansı, 3 Aralık’ta sona erecek serginin ardından, Jeonbuk Sanat Müzesi’nin koleksiyonuna dahil edilecek.

Leman S. Darıcıoğlu yerleştirmesi hakkında, “Temelinde bir yanda kişiye iradesine başvurmadan atanan kimlikler, diğer yanda ise beden ve (yeniden) inşası yani duygular, dönüşüm, arzu, yaratım başlıkları yer alıyor. Bu konular üzerinde çalışırken aynı zamanda bu kimliklere aldığım kişisel mesafeyi, bedenimi katetmelerinin üzerimdeki tesirini paylaşıyor, bu paylaşımın ardından kurduğum kişisel anlatı ile yeni bir beden hayal ediyorum. Kişisel/toplumsal arasındaki sınırlara dair sorgulardan geçiyor, mahremiyeti yalnızca cinselliğe atfedilen tanımından çıkarmayı ve oya gibi işlenen duygulara, bedene ve “açılmaya” dair bir soru olarak önümüze koymayı amaçlıyorum” yorumunda bulundu.