İnsan Hakları / Kent Hakkı

“Açtım, bekledim; gelmediler, kapattım!”

Pazartesi, 13 Kasım 2017
Haber: Kaos GL

Kaos GL Derneği, Çankaya Belediyesi Zabıta ile Sığınma Evi müdürlüklerinin personeline toplumsal cinsiyet ve LGBTİ hakları eğitimi verdi.

Çankaya Belediyesi, “Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ve Ayrımcılık Eğitimi”ne kapılarını üçüncü kez açtı.

Çankaya Belediyesi, eşitlikçi toplumun geliştirilmesi, toplumsal cinsiyet eşitsizliğinden kaynaklanan dezavantajların giderilmesi ve farklılıkların görünür kılınması amacıyla Kaos GL Derneği ile ortaklaşa eğitimlere devam ediyor.

Toplumsal cinsiyet ve LGBTİ hakları konulu eğitimin üçüncüsü, 8-9 Kasım tarihlerinde, Zabıta Müdürlüğü ile Sığınma Evi Müdürlüğü çalışanları ile gerçekleştirildi.

Belediyenin toplantı salonunda düzenlenen eğitimin ilk günü Zabıta Müdürlüğü personeline yönelik gerçekleşti. İkinci gün ise Sığınma Evi Müdürlüğü çalışanlarına yönelikti. Eğitime elliyi aşkın belediye personeli katıldı.

“Açtım, bekledim; gelmediler, kapattım!”

“Yerel Yönetimlerin Rolü” üzerine konuşan eğitmen Zehra Tosun, yerel yönetimlerin özel görevinin “ihtiyaçları görünür kılmak” olduğunu paylaştı.

Bir belediye, “açtım, bekledim; gelmediler, kapattım” diye yaklaşmamalı diye konuşan Tosun, Belediyenin “insanların hizmeti talep etmesinden de yükümlü” olduğuna dikkat çekti.

“Bilgilendirme gerekli, sadece hizmet sağlama değil bunu talep ettirmek için de uğraşması gerek.”

Toplumsal cinsiyete duyarlı Belediyenin, “sığınma evi” açmakla işinin bitmeyeceğini belirten Zehra Tosun, her türlü ihtiyaç karşılanırken kadınların nasıl etkileneceğine de bakmanın bir politika haline gelmesi gerekliliğini vurguladı.

Eğitimler kapsamında insan haklarına dayalı toplumsal cinsiyet kavramları; cinsel yönelim, cinsiyet kimliği ve interseks durumu ve belediyelerin bu temellerdeki ayrımcılık ile mücadeledeki rolü üzerine bilgi, görüş ve deneyim paylaşımı yapıldı. Eğitmen Zehra Tosun ile Kaos GL ekibinin yanı sıra Pembe Hayat ve Siyah Pembe Üçgen derneklerinden insan hakları savunucuları Buse Kılıçkaya, Demet Yanardağ, Hande Altıntaş, Seçin Tuncel ve Ali Erol eğitmenler arasında yer aldı.

“Cinsiyetçiliğe karşı mücadele ile heteroseksüel erkekler de özgürleşecek”

Siyah Pembe Üçgen Derneği’nden ve Konak Kent Konseyi Eşitlik Meclisi Başkanı Demet Yanardağ, kamu kurumlarını işleri olduklarında dahi gitmek istemedikleri yerler olarak gördüklerini anlattı. Kendisinin, Belediyenin eşitlik biriminde çalışmaya başladıktan sonra bu korkusunu yıktığını söyleyen Yanardağ, göreve geldiğinde her türlü ayrımcılığı yakalayan bir gözlemle müdahale etmeye başladığını, sadece LGBTİ’lerin hakları için değil, yanlış ve eksik olan her türlü duruma dair düşüncelerini söylemeyi görev edindiği belirtti.

Erkeklerin de çocukluklarından başlayarak ezilmeye başladıklarını anlatan Demet Yanardağ, sonrasında iyi geliri olan bir iş bulma, aile kurma, çocuk sahibi olma, ailesine bakma gibi beklentilerle bir sarmalın içine hapsedildiğini hatırlattı. Cinsiyetçiliğe karşı verilecek mücadelenin sadece kadınlar ve LGBTİ’leri değil, heteroseksüel erkekleri de özgürleştireceğini belirterek sözlerini tamamladı.

“Belediyeler, transların istihdam ve barınma haklarını gözetmeli”

Pembe Hayat Derneği’nden hak savunucusu Buse Kılıçkaya, trans bireylerin “en basitinden barınma haklarının Ankara gibi bir metropolde bile ne kadar zor olduğunu” 6 ay boyunca deneyimlediği ev arama ile bir kez daha yaşadığını anlattı. Bordrolu, SGK’lı bir çalışan olduğu halde sırf trans olmasından uğradığı ayrımcılığın sadece bir örnek olduğunu, hayatın her alanında benzer zorluklarla mücadele etmek durumunda kaldıklarını paylaştı. Kılıçkaya, çorba içmek için girilen bir lokantadan, toplu taşıma aracına kadar uğradıkları sözlü fiziki şiddetle birlikte bu türden şiddete maruz kalma korkusunun bile başlıbaşına bir travma olduğundan bahsetti.

Belediye ile yapılan eğitimlerin yüzyüze gelmekten çekindikleri bürokrasi ile barışma sağladığının altını çizen Kılıçkaya, temas ettikçe korkuların, önyargıların yerini birbirini anlama ve saygı duymanın, dostlukların, beraber çalışmanın hazzının alacağını belirtti.

Belediyelerin birimlerinde trans çalışanlara yer vermesi ile buradan hizmet alan halkın da trans bireylerle temas edebileceğini hatırlattığı konuşmasında, trans bireylerin istihdamına da katkı sunulmuş olacağını ekledi.

Yanardağ ve Kılıçkaya, konuşmalarında seks işçiliğinin de herhangi diğer işler gibi emek süreci olduğunu anlattılar. Başka bir iş verilmeyerek, farklı işkollarında çalıştırılmayarak seks işçiliğinin zorunlu hale getirildiğine ve başka seçenek bırakılmamasına dikkat çektiler.

“Türkiye Belediyelerinde LGBTİ Eşitlik Politikalarını Güçlendirme Projesi” neyi amaçlıyor?

Kaos GL ve Siyah Pembe Üçgen tarafından ortaklaşa yürütülen projede İzmir’de Konak Belediyesi ve Ankara’da Çankaya Belediyesi yetkilileri ve çalışanlarına yönelik LGBTİ haklarına ilişkin çalışmalar yürütülmektedir.

Avrupa Birliği ile İsveç Uluslararası Kalkınma ve İşbirliği Ajansı (SIDA)’nın finansal olarak desteklediği proje LGBTİ’lerin Türkiye’de en savunmasız ve en az temsil edilen gruplar olduğu gerçeği göz önüne alındığında, sivil toplum katılımı için iki temel ön şartı bir araya getiriyor: bilinç yükseltme ve kapasite geliştirme. Bu sebeple proje Çankaya ve Konak Belediyeleri’nin üst düzey ve orta düzey yöneticileri ile birlikte belediye çalışanlarına yönelik insan hakları eğitimleri yoluyla yetkililerin kapasitelerini artırmayı amaçlamakta ve LGBTİ vatandaşlar ve mültecilerin ihtiyaç ve taleplerine ilişkin bilinci arttırmayı hedeflemektedir.

İlgili haberler:

Eşit yerel yönetimler için: “Toplumsal Cinsiyet ve LGBTİ Hakları Eğitici Eğitimi”

LGBTİ’lerin kent ve çalışma hakkı göz ardı edilerek eşitlik olmaz!