Gökkuşağı Forumu

Ölseydim katillerim ne yaptıklarını bilmeyecekti bile...!

Çarşamba, 1 Kasım 2017

Kendi alt kültürümüzün içerisindeki transfobi, cinsiyetçilik, afobi, bifobi gibi ayrımcılıkları yok etmek bizlerin en acil işimiz olmalı.

Merhabalar tekrar ben ve yine bireysel deneyimlerimi anlatacağım, çünkü bence aktivizm ya da düşünce aktarımı amaçlı yazıların en iyi ve kolay kişisel deneyimle aktarılabilir. 

Geçenlerde bir partiye gittim, ama normalde giydiğim tarzda giyinmemiştim. Siyah bana biraz dar olan kısa dantel gibi desenleri olan bir elbiseyle. İlk defa sosyal bir ortamda elbise giyiyordum yıllarca istesem bile. Haliyle çekincelerim vardı haliyle özgüvenim düşüktü ve kaygılıydım. Partiye gidene kadar zaten sokaktaki transfobiye maruz kaldım. Ama beni en çok yaralayan şey bir LGBTİ+ partisinde yaşadıklarımdı. Parti genel olarak güzeldi, düzenleyiciler ve inisiyatif alanlar da elinden geleni yapmıştı güvenli alan açmak için. Ama bazen bazı saldırılar saldırgan ve saldırıya maruz kalan tarafından fark edilir sadece.

Kimsenin niyetini okuyamayacağım ama şunu söyleyebilirim ki ben ve partideki bir kaç kişi “atanmış cinsiyetine uygun olmayan”(!) kıyafetler giymiştik ve hepimiz benzer kişiler tarafından göz hapsine alındık. Bizi görmeyen bakışlardı bunlar. Vücutlarımızı ve elbiselerimizi birbirine yakıştırmayan aşağılayıcı bakışlardı.

Zaten ilk defa böyle giyindiğim için stresliydim ve bununla karşı karşıya gelince çok düştüm ve ilk defa sarhoş olmak için içtim ama moralim o kadar bozulmuş ki sarhoş olamadım. Tam aksine alkol durumu daha da kötü yaptı. Anksiyetem bakışlardan ötürü bir anda yükseldi ve beni zorladı. Bu zorlama haliyle o gün fazla alkol ve tatlı tükettiğim için kalbimi de zorladı ve içimden “kalp krizi geçiriyorum” tarzı düşünceler geçti. 

Şu an “abarttığımı” düşünebilirsiniz ama o an gerçekten kalp krizi geçirebilirdim. Ve bu olsaydı kimse katillerimi bilmeyecekti. Bir LGBTİ+ partisine yanında heteronormatif, cinsiyetçi ve transfobik bakışlarıyla birlikte gelen bireylerin katilim olduğu bilinmeyecekti. Ve katillerim daha birçok ortamda başkalarının günlerini ve belki de hayatlarını mahvedecekti. 

Bu kadar emek verilmiş ve değerli olan güvenli partilerde bu tür bir şeye maruz kalmak farkında olduğum bir şeyi tekrar hatırlattı bana. LGBTİ+’lar, aktivistler ve destekleyiciler de tacizcilerimiz, zorbalarımız, baskıcılarımız ve katillerimiz olabilir. Bence kendi alt kültürümüzün içerisindeki transfobi, cinsiyetçilik, afobi, bifobi gibi ayrımcılıkları yok etmek bizlerin en acil işimiz olmalı. Çünkü geçen gün beni bu olaya maruz bırakan dışarıdaki onlara karşı mücadele verdiğimiz kişiler değildi. Kendi partilerimizde, etkinliklerimizde, eylemlerimizde ve ortamlarımızda dayanıştığımız heteronormatif algısı kırılmamış bireylerdi.