Gökkuşağı Forumu

Para eder mi ruhum?

Çarşamba, 1 Kasım 2017

Neyin para edeceğini belirleyen birçok unsur var. Günümüz koşullarında şekillenen birçok insan da bunların çoğuna hakim ve rahatça para eden şey üzerinden bunları okuyor. Okuyup göremediğini, çetrefilli olanını ve alışılmışın dışındaki bir yöntemin karşısına çıkışını ilgiyle takip ediyor. Kendisini bunlardan haberdar edenlere minnettarlığını beyan edip yeni bilgisini iştahla ve hevesle arkadaşlarıyla paylaşıyor. Bu davranışı salt bir itici güce bağlamak doğru olmasa da ister sermaye diyelim ister iktidar diyelim paranın yönetimini elinde bulunduranların bu kadar çok malvarlığını haksızca elinde bulundururken bu haksızlığın farkına varmasını istemediği kitlelere örtük olarak verdiği "sen de bu kadar varlığı elinde bulunduracak bir yerde olabilirsin. Fırsatları değerlendirmek için daha fazla beklemene gerek yok!’’ öğüdünü farkında olmadan bir güzel içselleştirmenin büyük katkısı var. İşte bunun da yadsınamayacak bir bilgi olduğunu çoğumuz biliyoruz. Peki gerçekten sen bunu yapabilir misin? Sen bunu sen olarak yapabilir misin?

Kendini hak savunucusu olarak tanıtan birisi parayla ve para edenin ne olduğuyla ilgili uzun bir girizgahı nasıl bir yazıya başlangıç eder? Ağzımdaki kelamın zihnimde dilemmaya dönüşüyormuş gibi bir intibaya mahal vermesine kapı aralamadan derleyip toplayıcı olsun diye konuya gireyim. Elif Şafak'ın biseksüelliğinin kaç para olduğunu konuşalım istiyorum. konuşalım istiyorum çünkü açık veya kapalı Elif Şafak’ın beyanının gündemde tutulduğu nokta burası. “Elif Şafak ilgi toplamak istiyordu, çünkü yeni kitap arifesindeydi. Bu çıkış ona yeni kitabını sattıracaktı” onu linç etmek isteyenlere göre. Koşulsuz olarak hiç kimsenin hamisi, hiç kimsenin abisi değilim. En baştan söyleyeyim Elif Şafak bu açıklamasını para etsin diye söylemiş de olabilir. Bu benim ilgilendiğim kısmı değil; hem de zerrece bile değil. Benim ilgilendiğim kısmı para edenin peşinde koşanların açık veya kapalı olarak Elif Şafak'ın beyanının ardından, önünden-arkasından binbir türlü açısından bu beyanı ilgi çeker/para eder tarafından değerlendiren yorumlarda bulunması. Üstelik LGBTİ+ politikayla ilgilenenleri ve aktivizmini yapanları içerden saydığımızı varsayarsak; içerden ve dışardan…

Para edenin günümüzdeki en büyük sıfatı şüphesiz ki onun popüler olması ve böylece rağbet görmesi. Para edenin elzem sıfatlarından biri popüler olmak/gündemde olmak olduğu gibi, popüler olmaya yol açan sıfatlarından biri de kabul edilebilir ve sınırlandırılabilir ölçüde sıradanın dışında olmak yani “marjinal” olmak. Marjinal olmak ise asla ve asla kişinin kendisini marjinal ilan etmesiyle gerçekleşmez. O halde marjinallik bir oluş değil konumlandırılıştır. Yani aslında marjinal olmaz marjinalleştirilirsin. Marjinalleştirilenin kim olduğu, genel-geçer kabul edilenin ne olduğuna ilintili olarak değişkendir ki genel-geçer olan da toplumlara ve dönemlere göre değişkendir. Marjinalliği biseksüellik üzerinden, yani biseksüelliği dahil ettiğimiz “cinsel yönelim” üzerinden değerlendirirsek; bize biçilen ve dayatılan “ulus beden” net bir biçimde heteroseksüel olduğundan “biseksüel” pek ala marjinaldir/sıradan yani doğal olmayandır. Marjinalize edilmiş “biseksüel”, tüm aygıtlarıyla, kurumlarıyla kişiyi her cihetinden tebdil ve tanzim eden ulus devletin dikkatini odaklayıp dikkatleri üzerine çektiği yerden merak nesnesi haline getirilir. Bu merak, marjinal edilenle aynılık ve değillik üzerinden değil, tebdil ve tanzim rejimine dahil olunup olunmayan yerden yok edici veya varlığı kabul edici olarak şekillenir. Marjinal ilan ettiğini ilk ve asıl olarak yok etmeyi, zaten olmamış gibi göstermeyi hedefleyen ulus devlet onu yok sayamadığı andan itibaren sesini kısık ve varlığını sınırlandırılabilir alanda tutmak ister. Teorik zorlamanın dışına çıkıp örneklendirerek vücuda erdirmek gerekirse marjinal olan: İngiltere'de mülteci olan, Amerika’da siyahi olan, Türkiye'de Kürt olan, Hindistan’da Müslüman olandır. Bunlar başka yerler ve sayılan yerler açısından çoğaltılabilir. İngiltere de Hıristiyan mülteci olup İngiliz vergilerinin radikal İslamcı, Müslüman mülteciler için harcanmaması gerektiği konusunda takla atan bir mülteci olursanız başı okşanası bir marjinal olmamanız için hiçbir neden yoktur. Çünkü o zaman sesi kısık tutulabilir ve varlığı sınırlandırılabilir bir marjinal olmuş olursunuz. Sizleri başı okşanası memleket marjinallerimizi bu örnek üzerinden keşif huzurunuzdan alıkoymamak için kendi coğrafyamızdan örnekler vererek zihinlere ufuk çizmek istemiyorum.

İşte burada gözümüzden küçük alicengiz oyunlarıyla hileye getirmeye çalışıp kendi cenderesine çekmesine müsaade etmememiz gereken hakim ideoloji çığırtkanlarına karşı teyakkuzda olmamız için soruyorum: Elif Şafak'ın “marjinalliği” olan biseksüellik nasıl para eder? Ya da bunun para eder bir şey olduğunu ima ile manipülatif bir linç girişiminde bulunmak isteyenlere alet olduğumuz yeri görebiliyor muyuz? Bizzat şahsın biricikliğini ve herkes adına konuşmanın hadsizlik olduğunu düşündüğüm yerden kendi deneyimlerimi baz alarak cevap arayayım. Siz de şahit olun. Yaklaşık dokuz yıldır insan hakları alanında ve dört yıldır özel olarak LGBTİ+ alanında sahada ve politik alanda aktivizm yapan biri olarak biseksüelliğin “para eder” bir yanını görmedim. Hatta bu alanlara (insan hakları ve LGBTİ+ aktivizmi) dahil olan biri olarak içerdeki herkesin bildiği ve dışarıdakilerin de haberdar olmasında hiçbir sakınca görmediğim üzere –kol kırılır yen içinde kalır anlayışı fiiliyatta da tatbiki görüldüğü üzere savunuculuk alanında asla uygulanmaması gereken bir kaide- şunu rahatlıkla söyleyebilirim biseksüellik beyanında bulunanlar samimiyet karinesi üzerinden bir çok açıdan savunma refleksine girmek zorunda bırakıldılar ve hâlâ bununla karşılaşıyorlar.

Ayrıntıda anlamı tamamlarken geçip gitmemeyi önemli saydığım “ima” ve “marjinal kılınan” üzerine birkaç söz daha söylemek istiyorum. Kenara itilen, varlığının yok sayılması bakımından amaca uygun yerde mi diye yoklanması her an gerçekleştirilebilir görülen “marjinal” daima düşüncenin merkezinde tutuluyor. Bunun “sıradan kılınmış” bir halde gündelik hayatta devam etmesi için büyük bir baskı aygıtını destekleyen ve hatta parçası olan bir homofobik, bir kitabı görüp ne içeriğini ne yazarını dikkate almayabilirken bir biseksüeli asla dikkatinden yoksun bırakmıyor. Marjinali "mahrum" etmekte kendini haklı gören kişi her şeyden yoksun olup olmadığı konusunda onu denetliyor. Yani aslında marjinalin marjinalliğini para eder hale getiren de bizzat onu marjinal kılan oluyor. Bunun tam olarak ne olduğunu bilmek, anlamına vakıf olmak için görünür bir ortaklık gerekiyor olabilir lakin bu ortaklığı yakalamak için günümüzün marjinal ilan edilen kimliklerinden herhangi birine ilişikliğiniz (Kürt, Alevi, mülteci…) anlam bütünlüğüne erişimizi kolaylaştıracaktır.

Hakim ideolojinin ikame edeni veya destekleyeni tarafından yapılan denetleme sonucu hedeflediği kahru perişan etme, yoksun kılma, yok etme aşamalarında değil ve bilakis yaşamaya devam ediyor ve yaşamınızı oluşunuzla anlamlı kılmaya devam ediyorsanız ima yoluyla yok edilme amacına kanalize edilmeye çalışırsınız. İşte benim Elif Şafak'tan, onun para eder olup olmamasını göz önünde bulundurarak cinsel kimliğini açıklamasından çok ayrı olarak dikkat etmeye davet ettiğim yer burası. 

Feminist politikanın hayatımızda bir yöntem olarak var olması gerekliliğini “özel olanın politik olması” tavrından doğru sağlamaya alırsak, bir kimsenin cinsel yöneliminin insanların makro ve mikro sosyokültürel alanlarda marjinalize edilişinin ideolojiden hali olmadığını rahatlıkla kavramamıza yardımcı olacağını görmüş oluruz. Biz tüm bunlar üzerinden haklar üzerine yoğunlaşırken birileri kitaplarını satmak için biseksüel olduğunu söylemekle suçladığı Elif Şafak’ın kitaplarını okuyup onun yoksun bırakmaya çalıştığı yerde olup olmadığını denetlesin. Zihnini aynı şemayla şekillendiren bir diğeri bir hikaye kitabında şifreler arasın.

Bir edebiyatçı ve edebiyat öğretmeni olarak ben, birkaç kitabına göz attıktan sonra okumayı tercih etmediğim Elif Şafak'ın yeni kitabını alıp okumayacağımı biliyorum. Elif Şafak'ın biseksüel olduğunu açıkladıktan sonra kitabını alacak olanlar, bizzat bu “marjinal” safsatasını uyduranlar olacaklardır diye tahmin ediyorum. Biseksüel bir kimse ya da Müslüman olduğunu söyleyen biseksüel bir kimse benim marjinalim değil ve ben onun kahrolup yok olup olmadığını iştahla merak etmiyorum.

*Görseller: Charlotte Bracegirdle

*KaosGL.org Gökkuşağı Forumu’nda yayınlanan yazılardan yazarları sorumludur. Yazının KaosGL.org’ta yayınlanmış olması köşe yazılarındaki görüşlerin KaosGL.org’un görüşlerini yansıttığı anlamına gelmemektedir.