Kültür Sanat

“Sustu, sessizlik hoşuma gitti”

12 Eylül 2017

Büyük sözler etmeden, kıyıda köşede karşınıza çıkan insanlardan birilerinin hikâyesi: “People Places Things”.

Bir film yakalarsınız, izlemeye başlarsınız, bir de bakarsınız ki film de sizi yakalamış. Büyük sözler etmeden, kıyıda köşede karşınıza çıkan insanlardan birilerinin hikâyesi gibi gidiyor, izlettiriyor, sorgulatıyor, arada güldürüp duygulandırıyor. Kasmadan, yormadan, germeden bitiveriyor. Onlardan biri “People Places Things”.

Will Henry, çizgi romanı yayınlanmış, çizim yapma ve çizgi roman dünyası hakkında ders veren bir profesör. İki küçük kızı var. Hayatının mükemmel olduğu yanılgısı yoksa da her şeyin yolunda gittiğini düşünüyor. Ta ki karısını biri ile “yakalayıp”, “bizim seks yapmamız senin hatan” suçlaması ile karşılaşana kadar.

Karısından ayrılıyor, daha agresif çizimler yapmaya başlıyor, depresyon yaşıyor ama karısını da anlamaya çalışırken, kendi hatalarını da sorgulaması gerektiğini fark ediyor. Karısını hâlâ seviyor ama karısı hamile ve evlenmek üzere. Çocuklarıyla geçirdiği vakitlerin az olduğundan yakınırken, düğün hazırlıkları sebebiyle çocukları günübirlik yerine, birkaç günlük bakması için kendisine bırakılıyor. Çocuklarının günlük rutinlerinden bihaber olduğunu fark ediyor. Karısının sızlanmadan yaptığı bu rutin işleri, liste halinde elinde varken bile karıştırıyor, aksatıyor.

Hayatında her şeyin iğrenç bir durumda olduğunu tahtaya yazarak başladığı bir ders sonrasında bir kız öğrencisi eve, akşam yemeğine davet ediyor Will’i. Öğrencisi ile çıkmasının etik bir durum olmadığını belirterek reddederken bu öneriyi, “iğrençsiniz, ben yaşlılardan hoşlanmam ki, ben 19 yaşımdayım, siz ise 55 ile 62 yaş arasında…” cevabı ile günü daha da dipte bitiriyor. Henüz 39 yaşında bu görüntüyü veriyorsa hakikaten de karısının iddia ettiği gibi bütün suç kendisinin olmalıdır.

Akşam yemeği davetini yapan öğrencisi Kat, annesi Diane ile tanıştırmak için çağırmıştır. Çok istekli olmasa da yaş mevzusunun açtığı derin yaralardan kendisini iyileştirmek umuduyla kabul eder daveti. Ne var ki Diane kızının kabul etmeyeceğini düşündüğü bir adamla sevgilidir aslında. Bu gerekçeyle de henüz kızı ile adamı tanıştırmamıştır. Will’e durumu anlatır ve kızını atlatmak için bu yemeği yiyip bir daha görüşmemeyi önerir. Yemekte girdikleri entelektüel muhabbet ikisini de yakınlaştırır.

Evliliğini ve bitmesinde kendi rolünü sorgular Will. Güzel bir şekilde başlayan ilişkilerinin/evliliklerinin neden ve ne zaman bittiğini sorar kendine. Birlikte baş başa geçirilen vakitler zamanla bir evde ama ayrı ayrı, kendi içine kapanarak geçirilmeye dönüşmüştür. Karısının kendisi dışında biriyle birlikte olmadan önce ilişkilerinin zaten bitmiş olduğunu fark eder. Evde bir araya geldikleri vakitlerde sürekli bir şeyler anlatan karısının zamanla sustuğunun, bu sessizliğin onun da hoşuna gittiğinin, evliliklerinin bu şekilde tükenmiş olduğunun ayırdına varır. Evlilikleri, birliktelikleri bitiren, üçüncü kişilere bakma, hoşlanma, birlikte olma değildir. Buna sebep olacak şekilde birbirinden kopmadır. Bunu fark edene kadar evliliklerinin bitmesini karısının ihanetine bağlayıp durmuştur. Çizgilerinde sürekli duvar ören ve kendisini çaresiz bırakan kişi olarak çizdiği karısını suçlamaktan vaz geçip, birlikteliklerde mutluluğun da hataların da yanlışların da iki kişilik olduğunu kabul ettiğinde yeniden kendini toparlayacaktır.

Ali Özbaş'ın sinema yazılarının tamamına ulaşmak için burayı ziyaret edebilirsiniz.