Kadın

Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu’ndan Suriyeli sığınmacılar için acil eylem planı

Çarşamba, 12 Temmuz 2017
Haber: Kaos GL

“Sığınmacı kadınlara, kız çocuklarına ve LGBT’lilere yönelik baskı ve şiddet ortamının önlenmesi için sürdürülebilir politikalar oluşturmak için geç kalınmıştır.”

Sakarya’nın Kaynarca ilçesinde dokuz aylık hamile Suriyeli Emani Arrahman'ı 10 aylık bebeğiyle birlikte öldürülmesi üzerine Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu bir açıklama yayınladı. “Suriyeli sığınmacılar için acil eylem planı talebi” isimli açıklama, siyasi iktidara mülteciliğin temel bir insan hakkı olduğunu hatırlatıyor, Türkiye’nin 1951 Cenevre Sözleşmesi’ne koyduğu coğrafi çekinceyi bir an önce kaldırmaya ve Türkiye’ye sığınmış Suriyelilere mülteci statüsü vermeye davet ediyor.

Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu bu açıklama ile kadınları ve tüm duyarlı kesimleri Suriyeli sığınmacılarla dayanışmaya, ırkçı kampanyalara karşı omuz omuza mücadeleye çağırıyor.

Yapılan açıklama “sığınmacı kadınlara, kız çocuklarına ve LGBT’lilere yönelik baskı ve şiddet ortamının önlenmesi için sürdürülebilir politikalar oluşturmak için geç kalınmıştır ve hemen harekete geçmezsek kuşaklar boyu sürecek bir zulüm ve utancın esiri olacağımız açıktır” ifadeleri yer alıyor.

Federasyon,  yetkilileri yedi maddede özetlediği acil eylem planını hayata geçirmeye davet ediyor.

Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu’nun belirlediği acil eylem planında yer alan yedi madde şöyle:

1.            Türkiye 1951 Cenevre Sözleşmesi’ne koymuş olduğu coğrafi çekinceyi bir an önce kaldırmalı ve Türkiye’ye sığınmış Suriyelilere mülteci statüsü vermelidir. Bir kez daha tekrar etmek ger-ekirse, mültecilik temel bir insan hakkıdır.

2.            Kadına yönelik ve aile içi şiddetin önlenmesi ve mücadele edilmesini öngören İstanbul Sözleşmesi, sığınmacı kadınları, kız çocuklarını ve LGBTIleri kapsayacak şekilde etkin olarak uygulanalıdır.

3.            Devletin sığınmacılarla ilgili, şeffaflıktan ve hesap verilebilirlikten uzak politikaları, sığınmacılarla ilgili hiçbir bilgi, veri ve belgenin devlet kurumlarınca paylaşılmıyor olması, konunun bilimsel olarak ele alınmasının önündeki en büyük engellerden biridir.

4.            AFAD tarafından yönetilmekte olan kamuoyunda mülteci kampları olarak bilinen Barınma Merkezleri’nin, bir an evvel sivil toplum kuruluşlarının izlemesine (monitoring) açılmalıdır.

5.            Bu kamplarda kadınlara, kız çocuklarına ve LGBTIlere yönelik taciz ve tecavüzlerin gerçekleştiği, kız çocuklarının erken yaşta evlenmeye zorlandığına ilişkin iddialar kamuoyuna yansımaktadır. AFAD ivedilikle söz konusu iddialara ilişkin açıklama yapmalı, hak ihlallerine karşı ne tür önlemler aldığını ve mevcut uygulamaları kamuoyu ile paylaşmalıdır.

6.            Suriyeli sığınmacıların sağlık, eğitim, istihdam, sosyal koruma gibi insani her türlü sosyal hakka sahip olmalarının  önündeki engelleri aşacak bütünlüklü politikalar bir an önce oluştu-rulmalı ve hayata geçirilmelidir. İktidarın tek taraflı ve günlük siyasi çıkarla oluşturduğu poli-tikalar yerine toplumsal mutabakatla ve ilgili sivil toplum kuruluşlarının katılımıyla soruna çözüm aranmalıdır. 

7.            Mültecilik hakkına erişen Suriyelilerin vatandaşlık elde etme koşulları muğlaklıktan arındırılmış, mevcut yasal çerçeveye uygun ve kamuoyunun bilgisi dahilinde belirlenmelidir. Vatandaşlık verilmesi planlanan Suriyelileri kalite testinden geçirilecek metalarmış gibi ko-numlandıran, sadece ekonomiye yapacakları olası katkı temelinde değerlendiren  ve “niteli-klerine” göre sınıflandıran göçmen karşıtı dil bir an evvel terk edilmelidir.

Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu’nun yaptığı açıklamanın tamamına buradan ulaşabilirsiniz.