İnsan Hakları / Mülteci

“Koruma, mültecilerin haklarına doğru ve eşit bir şekilde ulaşabilmesini sağlayabilmektir”

Çarşamba, 12 Temmuz 2017

Kaos GL İstanbul’da LGBTİ mültecilere yönelik, sığınma prosedürleri, hukuki süreç, cinsel sağlık, trans geçiş süreci konularında eğitim düzenledi.

Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK) ile birlikte “LGBTİ Mültecilerin İnsan Haklarını Geliştirmek” projesini yürüten Kaos GL, Denizli ve Yalova'dan sonra üçüncü mülteci eğitimini İstanbul'da yaşayan Suriyeli mültecilerle birlikte bir eğitim gerçekleştirdi. İstanbul’da 8-9 Temmuz tarihlerinde Eğitim Sen İstanbul 3 Numaralı Şube’de düzenlenen eğitimde yasal haklar, cinsel sağlık, BMMYK süreci ve trans geçiş süreci konuşuldu. Eğitimci sunumlarının ve tartışmaların çevrilmesi amacıyla toplantılara Arapça tercüman eşlik etti.

Eğitimin ilk gününde Türkiye’deki mültecilerin yasal hakları ve cinsel sağlık konuşuldu. İkinci gününde BMMYK süreci ve trans geçiş süreci tartışıldı.

Eğitim Sen İstanbul 3 Numaralı Şube’de gerçekleştirilen eğitim Av. Hayriye Kara’nın giriş konuşmasıyla başladı. Yasal haklara erişimde problemlerin yaşandığına, uygulamalar ile kanunlar arasında farklılıklar görüldüğüne değinen Kara, birlikte mücadele etmenin önemini vurguladı.

Dr. Cavidan Soykan : “Suriyeli mültecilere geçici koruma, Suriyeli olmayan mültecilere ise uluslararası koruma veriliyor”

İlk günün ilk oturumunda Dr. Cavidan Soykan “ Yasal Haklar”ı anlattı. Soykan, Türkiye’de yaşayan LGBTİ mültecilerin haklarından, statülerinden, Türkiye’nin ve diğer ülkelerin mülteci politikalarından bahsetti.

Sunumuna Türkiye’nin mülteci statüsünü Avrupa’dan gelenler olarak sınırlamasıyla başlayan Dr. Cavidan Soykan, Türkiye’nin dünyada en fazla mülteci bulunduran ülke olduğunu ifade etti. Suriyeli mültecilere geçici koruma, Suriyeli olmayan mültecilere ise uluslararası koruma verildiğini belirten Soykan, savaş durumları için kabul edilmiş bir sözleşme olmadığı için Türkiye’nin yönetmelik çıkarmada daha serbest olduğunu söyledi.

Soykan, AB’nin bilinçli olarak mültecilerin Türkiye’de kalmasını istediğini, vatandaşlıktan ayrı olarak “ikincil koruma” diye ayrı bir statü yarattıklarını anlattı. Sunumunun sonunda mültecilerin sorularını cevaplandırdı.

Stajyer Doktor Fidan Şenova: “Translar yetkin doktorlara ulaşmakta zorlanıyor”

İlk günün ikinci oturumunda Stajyer Doktor Fidan Şenova  “cinsel sağlık” konulu sunumunu aktardı. Sunumuna cinsiyet, cinsiyet kimliği, interseks kavramlarıyla başlayan Şenova, cinsel yolla bulaşan hastalıklardan, korunma yollarından, hastalıkların belirtilerinden bahsetti.

LGBTİ’lerin özel olarak yaşadığı sorunların varlığına dikkat çeken Şenova, transların yetkin doktorlara ulaşmakta zorlandığını, LBT kadınlara ayrımcı tavırların sergilenebildiğini, “kadından kadına hastalık bulaşmaz” algısıyla LBT kadınların doktora gitmeyi ihmal edebildiğini söyledi.

Cinsel sağlık sorunlarının sebeplerini aktaran Şenova, insanların kendi vücutlarını tanımadığını ifade etti. Herkesin kendine meme ve penis muayenesi yapabileceğini belirtti. Şenova sunumunun son bölümünde mültecilerin sorularını cevapladı.

Pınar Büyüktaş: “Toplumun cinselliğiyle bizim cinselliğimizin aynı olmayabilir”

İkinci oturumun ikinci bölümünde Pınar Büyüktaş cinsel davranışlardan, cinsel mitlerden, ilişkiler arasındaki onaydan bahsetti.

Toplumun bizim cinselliğimizle ilgili karar verdiğini söyleyen Büyüktaş, toplumun cinselliğiyle bizim cinselliğimizin aynı olmayabileceğini belirtti. Jinekolojik muayenelerin yalnızca gebelikle ilgili olduğu düşüncesinin yaygın olduğunu, lezbiyenler için birçok enfeksiyon riski olduğunu ve jinekoloğa gittiklerinde doktor tarafından ayrımcılığa uğrayabildiklerini ifade etti.

Büyüktaş, “Erkekler her zaman cinselliğe hazır ve isteklidir, kadınlar için cinsellik önemli değildir” düşüncesinin yanlış olduğunu, kadınlar için de tabi ki cinselliğin önemli olduğunu ve erkeklerin her an cinselliği istiyor olmasının fizyolojik ve psikolojik olarak mümkün olmayacağını ekledi. Büyüktaş sunumunu soruları cevaplayarak tamamladı.

Lara Özügergin: “Koruma, mültecilerin haklarına doğru ve eşit bir şekilde ulaşabilmesini sağlayabilmektir”

Eğitimin ikinci gününde BMMYK süreci ve trans geçiş süreci konuşuldu. 

İkinci günün ilk oturumunda BMMYK’dan Lara Özügergin BMMYK sürecini anlattı. Özügergin, BMMYK’nın tarihinden, çalışma yöntemlerinden, partnerlerinden, koruma ve yerleştirme sürecinden, çözüm yollarından bahsetti.

Sunumuna koruma tanımının kendileri için mültecilerin haklarına doğru ve eşit bir şekilde ulaşabilmesini sağlayabilmek olduğunu söyleyerek başlayan Lara Özügergin, kalıcı çözüm bulmanın çok önemli olduğunu ifade etti. Uluslararası korumada temel taşlarının mültecilerin güvenliğe erişebilmesi, işkenceye ve kötü muameleye maruz kalabileceği bir ülkeye gönderilmemeleri olduğunu belirtti.

Özügergin, üç milyon mülteci ile iletişim kurmalarının mümkün olmadığını, katılımı destekleyen bir yaklaşımla hep birlikte çözüm yolları bulunabileceğini aktardı. Mültecilerden gelen SGDD(ASAM)’ın içinde LGBTİ’ler için güvenli alan önerisini düşüneceklerini söyleyen Özügergin, soruları cevapladıktan sonra sunumunu tamamladı.

Deniz Zenan Şapka: “Translar normatif kadın ya da erkeğe benzemek zorunda değil”

İkinci günün son oturumunda Deniz Zenan Şapka trans geçiş sürecinden, hastanede ve mahkemede uygulanan prosedürlerden, ameliyat yöntemlerinden bahsetti.

Deniz Zenan Şapka sunumuna cinsiyet geçiş sürecinin yalnızca operasyona girmek olmadığını söyleyerek başladı. Sürecin daha hızlı ilerleyebilmesi için hukuki süreçten başlamayı öneren Şapka, kişinin kendini trans olarak tanımlıyorsa normatif kadın ya da erkeğe benzemek zorunda olmadığını, sakallı birinin de trans kadın olabileceğini ifade etti.

Şapka, Türkiye’deki devlet hastanelerinde bu alanda çalışan doktorların ne kadar uzman olduklarının tartışılır olduğunu, bu yüzden Türkiye’de cinsiyet değiştirme operasyonunu tavsiye etmediğini belirtti. Vajina ameliyat yöntemlerinin kişiden kişiye farklılık gösterebileceğini söyleyen Şapka, son olarak mültecilerin sorularını yanıtladı.