Medya

Kaos GL yeni sayısında “Ahval” diyecek

Pazartesi, 3 Temmuz 2017
Haber: Kaos GL

Kaos GL’nin “Ahval” temalı Eylül-Ekim sayısına yazı göndermek için son tarih 5 Ağustos!

                   Foto: 25 Haziran 2017, LGBTİ+ Onur Yürüyüşü, Şener Yılmaz Aslan

Kaos GL Dergisi Eylül-Ekim sayısı “Ahval” temasıyla çıkacak. 1994 yılından beri aralıksız çıkan derginin 156. sayısında “hal-i pür melalimize” odaklanılacak.

Son yıllarda yaşananları sosyolojik, kültürel, akademik ve gündelik açılardan incelemeyi, tanıklıkları paylaşmayı hedefleyen sayının çağrı metni şöyle:

Karar’a bir nâme…

Carl Schmitt, Siyasi İlahiyat’ında egemeni “olağanüstü hal”e karar veren olarak tanımlar ve ekler: “Egemen, durumu kendi bütünselliği içinde yaratır ve garanti altına alır. Bu son karar onun tekelindedir. Devlet egemenliğinin özü burada yatar ve hukuken zorlama veya hükmetme tekeli olarak değil, olması gerektiği gibi karar verme tekeli olarak tanımlanır; burada geçen karar kelimesi, geliştirilebilecek olan genel anlamıyla kullanılır. Olağanüstü hal, devlet otoritesinin özünü en net şekliyle ortaya koyar.”

“Olması gerektiği gibi karar verme tekeli” egemen, karar’a bir nâme ekledi ve Kanun Hükmünde Kararname’ler gündelik hayatımızın vazgeçilmez kelime öbeklerine dönüştü. Peki bu nameli kararların gerisinde ne yatıyor? 2002’den beri süregelen “istikrar” hali neleri istibdat altına alma pahasına sürüyor? Artık sayısını kaçırdığımız seçimler, rakamlara dönüşmesinden ısrarla imtina etmeye çalıştığımız bombalı saldırılar, işten atılmalar, yitip gitmesin diye son nefesimizi harcadığımız hayatlar… Son yıllara şöyle bir durup baksak ne ile karşılaşacağız? Üst üste gelen facialar bütünü mü yoksa bütün bu facialara rağmen filizlenen, kök salmaya çalışan umut ilkesi mi?

Zamanı bir anlığına durdurmak…

Ahval dosyamızda halimize tam da bu umut ilkesinden bakmak istiyoruz. Önüne geleni katıp götüren zamanı bir anlığına dahi olsa durdurmak, içinden geçtiğimiz dönemi anlamak ve kendi kaderlerimizin iplerini elimize alabilmek niyetiyle Eylül-Ekim sayımızda “Ahval” diyoruz. Hal-i pür melalimizi, fillerin savaşında ezilen çimenleri, her kış sararıp solan ancak baharın gelişiyle alemi renge boğan kasımpatıları, menekşeleri konuşmak istiyoruz. Velhasıl, ahvalimize dair benim de bir sözüm var diyenleri 5 Ağustos’a kadar editor@kaosgl.org a bekliyoruz.

Schmitt’in olağanüstü halini Walter Benjamin ile sürdürelim: “Ezilenlerin geleneği gösteriyor ki, içinde yaşadığımız “olağanüstü hal” istisna değil kuraldır. Buna denk düşen bir tarih anlayışına ulaşmak zorundayız. O zaman açıkça göreceğiz ki, gerçek olağanüstü hali yaratmak bize düşen görevdir.”