Yaşam / Ekoloji

Tüm ayrımcılıklara karşı, hayvanlara özgürlük!

Cuma, 26 Mayıs 2017

Hayvanların özgürlüğü için mücadele etmek ve doğuştan hak ettikleri yaşam hakkına saygı duymak için onları sevmek gerekmiyor.

Fotoğraf:Freedom Farm Sanctuary

11 Haziran Pazar günü tüm dünya ülkeleri ile aynı zamanda İstanbul’da gerçekleşecek olan “Kafesleri parçala! Vegan ol!” yürüyüşü öncesinde etkinliğin düzenleyicisi “veganaksiyon” ekibi ile söyleştik. Biz mücadelelerini sorduk, onlar hepimizi türcülük karşıtı mücadelede birleşmeye çağırdı.

Kafesleri kırmak, hepimiz için birlikte mücadele etmek ve hayvan sömürüsüne dur demek için veganaksiyon’a kulak verelim.

Fotoğraf. veganaksiyon - "Kafesleri parçala! Vegan ol!" eyleminden, 2016, İstanbul

“Vegan aksiyon” kimdir, biraz grubunuzdan bahseder misiniz? Nasıl bir dünya için mücadele ediyorsunuz?

Veganaksiyon, veganların hayvan özgürlüğü meselesiyle ilgili birlikte hareket ettikleri bir gruptur diyebiliriz sade olarak. Nasıl transların hak eylemlerine transaksiyon, anti-faşist eylemliliklere de anti-faşistaksiyon deniyorsa bir grup vegan da biraz daha samimi, kararlı ve bütün özgürlük meselelerine aynı mesafede olmasını istedikleri bu politik hareketliliği “veganaksiyon” olarak tanımladı. Veganaksiyon ayrımcılıkların olmadığı bir dünya için mücadele ediyor. Özgürlük meselelerinin belki de en özgeci olanı türcülük karşıtlığı veganaksiyon'un enerjisini en fazla odaklayabildiği adalet meselesi oldu.

“Kafesleri parçala! Vegan ol!” yürüyüşü kaç yıldır Türkiye’de düzenleniyor?

Bu yürüyüş bu sene ikinci defa düzenleniyor, fakat aynı zamanda, 2015'te Türkiye'de de yapılan, bütün dünyada farklı farklı şehirlerde aynı anda senelerdir gerçekleşen "Mezbahalar Kapatılsın"  eyleminin değiştirilmiş versiyonu. Tahakküm, maruz bırakılan ya da adalet isteyenler tarafından talep edildiği zaman sona ermeyeceği için, sadece ceset sektörüne karşı bir talep ve tepki içeren "Mezbahalar Kapatılsın" yürüyüşünün ismini ve içeriğini değiştirdik.

Evrensel bir yürüyüş: Kafesleri parçala!

Geçtiğimiz yıl düzenlediğiniz “Vegan ol” yürüyüşleri nasıldı? Dışarıdan aldığınız tepkilerden de bahseder misiniz?

Geçtiğimiz yıl gerçekleşen "Kafesleri Parçala" yürüyüşü çok etkiliydi gerçekten. İnsanlarla birebir yakalanan iletişim imkânı, çıkartılan sesin geniş kitlelere duyurulabilmesi ve hayvan kullanımına karşı mücadele edenlerin sokakta görünür oluşu düşünülürse katılanları tatmin ettiği söylenebilir.

Fotoğraf. veganaksiyon - "Kafesleri parçala! Vegan ol!" eyleminden, 2016, İstanbul

Kafesleri Parçala'dan sonra Büyük Ada'da gerçekleşen "Faytona binme, vegan ol" eylemi neredeyse bütün anaakım medyada yer aldı ve hayvanların maruz bırakıldığı sömürünün konuşulmasını sağladı. Belki de ilk defa veganlık bu kadar gözler önündeydi. 

Peki, bu “Vegan ol” yürüyüşleri evrensel yürüyüşler mi? Dünya’nın her yerinde eş zamanlı mı yapılır?

"Mezbahalar Kapatılsın" eylemleri evrensel ve Dünya'nın her yerinde eş zamanlı yapılmaya çalışılan eylemler.

Temel motivasyonu nedir bu eylemin?

Temel motivasyonu türcülüğün, hayvanların kullanılmasının, yani sömürülmelerinin ne kadar yanlış olduğunu ve buna tepki gösterenlerin var olduğunu göstermek.

Hayvan özgürlüğü mücadelesi için hayvan sevmeniz gerekmiyor

Hayvan özgürlüğü denildiği zaman genelde hayvanseverlik geliyor akla. Hayvanseverlerden ya da hayvan refahçılarından farkınız nedir?

Hayvanların özgür olmalarını istemek için,  doğuştan hak ettikleri yaşam hakkına saygı duymak için onları sevmek gerekmiyor. Bunun için, LGBTİ+, kadın, Kürt, işçi gibi aklımıza gelen herhangi bir öteki olmak zorundalığı yok. Sadece kendi özgürlüğümüz için bile herkesin özgür olması gerektiğini düşünmeli ve bunu istemeliyiz. Veganaksiyon'un hayvan refahçılarından farkı, onlar gibi, hayvanların insanlara hizmet ederken daha iyi şartlara sahip olmalarını değil, tamamen bağımsız, hak ettikleri kadar katıksız bir dünyada hak ettikleri kadar özgür olmalarını amaçlayan bir hareketlilik olmasıdır.

Fotoğraf. veganaksiyon - "Kafesleri parçala! Vegan ol!" eyleminden, 2016, İstanbul

Türcülük, ayrımcılık meselelerinin belki de en genişidir denilebilir, çünkü başkalaştırmanın, kendi haklarını bir başkasınınkinden üstün görme çabasının kimilerine göre başlangıcıdır; bütün ayrımcılık çeşitleri türcülükten sonra çeşitlenmiştir. Kimilerine göre ise türcülük karşıtı mücadele, türcülük, insan türlerinin birbirlerine uyguladıklarından çok hep birlikte başka türlere uyguladığı bir ötekileştirme olduğu için en zorlu mücadele alanıdır. Bu yüzden henüz temeli atılıyor denilebilir ve maalesef diğer özgürlük mücadelelerine göre hak ettiği tepkiyi çok daha az yakalayabildiği söylenebilir.

Türcülük karşıtı mücadele, hayvan özgürlüğü mücadelesini bugünden değerlendirirseniz nasıl bir yerde?

Tıpkı Veganaksiyon'un Onur Haftası’nda yaptığı sunumda söylediği gibi, her bir öteki bir başka ötekinin mücadelesine destek vermelidir. Tahakkümcü zihniyet herkese farklı şekillerde farklı kuvvetlerde ayrımcılık uygularken, maruz bırakılanlar önce birbirlerinin mücadelesini tanımalı ve hep birlikte asıl probleme yani bu tahakkümcü zihniyetin ta kendisine karşı mücadele etmelidir.

Fotoğraf:Freedom Farm Sanctuary

İnsan ya da değil hiçbir hayvanın haklarının gasp edilmesini onaylamayan, adaleti kendisine istediği kadar herkes için isteyenlerin bu yürüyüşte olduğu gibi daima birlikte yürüyeceğini umut ediyoruz.

Veganaksiyon, 11 Haziran azar, saat 16’da, İstanbul, Kadıköy’de gerçekleşecek “Kafesleri parçala! Vegan ol!” yürüyüşüne hepimizi bekliyor.