İnsan Hakları / Sosyal Hizmet

İstanbul’da sosyal hizmet ve LGBTİ buluşması

9 Mayıs 2017

Sosyal hizmet uzmanları İstanbul’da bir araya geldi, “sosyal hizmet ve cinsel yönelim, cinsiyet kimliği ayrımcılığı”nı tartıştı.

Kaos GL, Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği (SHUDER) İstanbul Şube ve Sosyal Hizmet Gençlik Derneği; 6 Mayıs’ta “sosyal hizmet ve cinsel yönelim, cinsiyet kimliği ayrımcılığı”nı tartıştı.

Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası Aksaray/İstanbul Şube'de yapılan etkinliğe sosyal hizmet öğrencileri katıldı.

Etkinlikte Kaos GL Derneği’nden Umut Güner, cinsel yönelim, cinsiyet kimliğine ait tanımlar ve kavramları aktardı. Kaos GL Danışma Kurulu Üyesi Prof. Dr. Melek Göregenli ise LGBTİ'lere yönelik ayrımcılığın kökeni, görünümleri ve biçimleri üzerine konuştu. Tüm gün süren etkinlik, sosyal hizmet uzmanı Burcu Yamaner’in yürüttüğü atölye ile sonlandı.

Mücadele alanları aynı zamanda sosyal hizmet alanları

Umut Güner sosyal hizmeti şöyle tanımladı:

“Sosyal hizmet, ‘insan hakları ve sosyal adalet ilkelerini temel alan; sosyal değişimi destekleyen, insanların iyilik durumunu geliştirmesi için insan ilişkilerinde sorun çözmeyi, güçlendirmeyi ve özgürleştirmeyi amaçlayan ve bunun için insan davranışlarını ve sosyal sistemlere ilişkin teorilerden yararlanarak insanların çevreleri ile etkileşim noktalarına müdahale eden bir meslektir.”

Güner; Türkiye’de LGBTİ’lerin özgürleşmesi için mücadele eden Kaos GL’nin LGBTİ’lerin sorun yaşadığı alanlar üzerinden tanımladığı “mücadele alanları”nın zamanda sosyal hizmet uzmanlarının çalışma alanlarını oluşturduğunu vurguladı. Bu alanlar üzerinden örnekler verdi.

Uzmanlık gücü ve iktidar?

Uzmanlığın kendisinin bir iktidar yeri olduğunu belirten Göregenli, “Uzman olduğumuz zaman bazen o resim de kendimizi asıl aktör sanabiliyoruz. Hayır, bir orada sadece bir görevliyiz. Mesela şu anda bizi dinlemenizin; burada sessizce böyle oturup, güzel güzel, kibar kibar dinlemenizin sebebi bizim uzmanlık gücümüz” dedi.

Psikoloji ve sosyal hizmet alanında insanların kişisel özelliklerine göre muamele yapılmasının altında uzmanlık gücünün açıkça kötüye kullanılması ve istismar edilmesinin yattığını belirten Göregenli sözlerine şöyle devam etti:

“Biz bunu neden yapıyoruz, biz kötü insanlar mıyız? öğrenciler, bu mesleği yapanlar? Hayır, çünkü aslında bilimsel disiplinin yani bilimsel bilimin doğasında böyle bir istismara yatkınlık var. Bilimsel bilgi dokunulmaz, tartışılmaz efendim, sözünden çıkılmaz değişmez bize bir rehber sunar diye düşünüyorum. Yani bilimsel bilginin diğer bilgi türlerinden ideolojik olarak bir üstünlüğü var. Bu modernitenin ürünü.”