İnsan Hakları / Sağlık

AİHM: Zorunlu kısırlaştırma insan haklarına aykırı

Çarşamba, 12 Nisan 2017

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi geçen hafta, transların cinsiyetlerinin yasal olarak tanınması için zorunlu kılınan kısırlaştırma işleminin insan haklarına aykırı olduğuna karar verdi.

"A.P. ve diğerleri v. Fransa" davasında, kimliklerindeki cinsiyetlerini ve isimlerini değiştirmek isteyen üç trans kişi Fransa mahkemesi tarafından ‘kısırlık’ şartını yerine getirmedikleri gerekçesiyle reddedildi.

Davacılar yetkililerin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin özel hayatın korunmasını ilgilendiren 8. maddesini cinsiyet tanımlamalarını kısırlaştırma operasyonu geçirme şartına bağlamalarıyla ihlal ettiğini belirtti.

Bunun üzerine Strazburg hakimleri, kimlik bilgilerinin değiştirilmesi için kişilerin kısırlaştırma operasyonları geçirmesi veya büyük olasılıkla kısırlaşmayla sonuçlanacak müdahalelere maruz kalması şartının AİHS’in özel hayatın ve aile hayatının korunması maddesini ihlal ettiği hükmünü verdi.

“Bu karar çok değerli”

Avrupa Parlamentosu Üyesi ve LGBTİ Hakları İntergrubu Başkan Yardımcısı Sirpa Pietikainen kararı, “Trans bireylerin insan haklarının mide bulandırıcı şekilde ihlal edilmesine son verilmesi açısından oldukça değerli” diyerek memnuniyetle değerlendirdi.

“Karar, her bireyin sahip olduğu vazgeçilmez bir insan hakkı olarak fiziksel bütünlük hakkının tanınmasını yansıtıyor.”

Zorunlu tıbbi müdahaleler ve zihinsel sağlık teşhisi halen suç değil

Bununla birlikte Mahkeme zihinsel sağlık teşhisi veya zorunlu tıbbi muayenelerin 8. Madde’yi ihlal ettiğine dair bir kanıt bulamadı.

Avrupa Parlementosu Üyesi ve LGBTİ Hakları İntergrubu Eşbaşkanı Daniele Viotti ekledi:

“Karar, Avrupa’daki trans kişiler için büyük bir ilerleme olmasına rağmen AİHM’in bu zorunlu tıbbi müdahalelerin ve zihinsel sağlık teşhislerini insan hakları ihlali olarak tanımaması çok üzücü.

“Bununla birlikte, bu karar Parlamento, Avrupa Komisyonu ve üye devletleri ‘cinsiyet kimliği bozukluğu’ şeklindeki gereksiz ve yaftalayıcı teşhise ve zorunlu tıbbi muayenelere son verme konusundaki çabalarımızı iki katına çıkarma bağlamında motive etmelidir.”