Medya

Nefret içinde bir yanımız, bir yanımız bahar bahçe!

Pazartesi, 3 Nisan 2017

Mart’ın son haftasından gastelerde LGBTİ gündemi mont giysen terleten hırka giysen üşüten bahar havası gibi. Bir yanda yaprak döktüren homofobik gasteler diğer yanda LGBTİ destekçileri bahar bahçe gasteler… Başlayalım…

                                                      Eser: David Hockney

Haftanın ilk haberi Vatan Gazetesinden Müge İplikçi’nin köşe yazısında yer verdiği “Asi Kızlara Uykudan Önce Hikâyeler” Başlıklı yazısından.

                          Eser: Asi Kızlara Uykudan Önce Hikâyeler kitabından

Elena Favilli ve Francesca Cavallo’nun yazdığı ve geçtiğimiz sene bir çocuk kitabı olarak çıkan “Asi Kızlara Uykudan Önce Hikâyeler”i köşesine taşıyan İplikçi, yazısında trans çocuk Coy Mathis’e yer veriyor. Kitabın kendine güvenen, özsaygısı gelişmiş bir kız çocuğu olarak büyümeye cesaretlendirdiğini belirten İplikçi, Coy Mathis’in cesaretinden bahsediyor. Ailesine yedi yaşında “Ama ben bir erkek çocuk değilim, ben bir kızım” diyerek açılan Coy Mathis’e medyada bu olumlu ifadelerle rastlamak haftaya güzel başlamamıza sebep oluyor haliyle. Bırakın LGBTİ çocukları, LGBTİ yetişkinleri dahi varlığını inkâr eden medya eğiliminden Müge İplikçi’nin cesaretlendiren yazısı… Heyecan verici…

Nefret bırakmıyor yakamızı

Haftanın ikinci günü bir nefret saldırısı haberimiz var. Hafta içinde haberleştirdiğimiz bu nefret saldırısının medya yer alışına bir daha bakalım.

Daha önce Türkiye Gazetesi Düzce'de trans kadına yönelik gerçekleşen nefret saldırısını; “sinirlerine hâkim olamayan bir kişi”nin dehşeti olarak sunmuştu. Gazete, saldırgan Arif M.’den “sinirlerine hâkim olamayan” kişi olarak bahsederken, nefret saldırısı sonucunda satırla yaralanan C.S.’yi “travesti olduğu iddia edilen” kişi olarak ifade etmeyi tercih etmişti. Gazete haberinde, satırla gerçekleşen saldırının nedeni olarak ise saldırgan Arif M.’nin C.S.  ile “tartışmasının büyümesi üzerine” gerçekleştiğini yazmıştı.

Salı günü aynı olayı sayfalarına taşıyan Düzce’nin Sesi Gazetesi saldırıyı “nefret saldırısı” olarak görmedi ancak Türkiye Gazetesi ile kıyasladığımızda hiç değilse saldırganın tarafında durmadı. Gazete olayı “meydana gelen olayda 1 kişi satırla saldırıya uğradı” cümleleriyle haberleştirdi. Düzce’nin Sesi, yaralanan trans kadından, “Travesti olduğu iddia edilen kişi” olarak bahsediyor ancak Türkiye Gazetesi’nin yaptığı gibi saldırıya uygun bir sebep aramıyor.

Homofobik köşe yazarlarında bu hafta

Çarşamba günü Mustafa Mete İslamoğlu’nun Kayseri Hâkimiyet Gazetesi’ndeki köşesine rastladık. İslamoğlu, Hala orijinal rengiyle gezmeyen çok isim var... Cinsel tercihleri farklı isimlerden CIA'ya çalışan ve FETÖ ile yürüyen patronları kim koordine ediyordu” diye soruyor. Kendisi “devlete karşı işlenen” bir suçtan bahsediyor ancak suç işleyenin cinsel kimliği ya da yönelimiyle neden ilgileniyor? Çünkü kendisi homofobik bir yazar.

Beton değil LGBTİ hakları

Perşembe’nin gündemiyle devam edelim. Sabahat Karakoyun Birgün Gazetesindeki “Çağdaşlık yol ya da inşaat demek değil!” başlıklı köşesinde çağdaş bir toplumu tanımlamış. Bu çağdaş toplumun olmazsa olmazının kadınlar ve çocukların özgürlüğü olduğunu ifade etmiş. Sabahat Karakoyun, çağdaş bir toplumun farklı cinsel yönelimlerin özgürce yaşayabildiği ve kendini ifade edebildiği bir yer olduğunu da atlamamış. Çağdaş toplumu beton yığınlarını yükseltmek olarak düşünen homofobik iktidara da en güzelinden bir yanıt vermiş. Biz de sizinle paylaşmak istedik.

Bu güne toplumda LGBTİ’lere karşı beslenen nefret ve büyüyen homofobinin sebep olduğu bir başka haber de taşıdık.

Kayseri’de kendisine “travesti” diyen arkadaşını bıçakla yaralayan 19 yaşındaki İ.K. “kasten adam öldürmeye teşebbüs” suçundan 10 yıl 7 ay 15 gün hapis cezasına çarptırılmış ve birçok gazete de bu olayı transfobiye hiç değinmeden vermişti. Gazetelere göre –ve aslında hukuka göre de- tek suçlu arkadaşını bıçaklayan İ.K.’dır. Kayseri Anadolu Haber, Deniz Postası, Kayseri Meydan, Kayseri Olay, Kayseri Vizyon ve Ülker Kayseri Gazetelerinin haberleştirdiği bu olayı hafta içi bizde şöyle ele almıştık.

Yeni Akit, eski nefret!

Cuma gününün haberi Yeni Akit’ten yeni bir nefret ve hedef gösterme haberi. Robert Koleji, öğrencilerinin LGBTİ farkındalığını arttırmak için hazırladığı etkinlikler nedeniyle homofobik Yeni Akit tarafından hedef gösterildi.

Kolejin düzenlediği etkinlikler “Robert Kolejinde Sapkınlık” başlığıyla servis edildi. Gazete ayrıca Robert Koleji’ni “kökü dışarıda” olarak tanımladı böylelikle homofobik ve ırkçı bir paçavra olduğunu bir kez daha kanıtladı. Öğrencilerinin LGBTİ farkındalığını attırmak ve LGBTİ öğrencilerini güçlendirmek için Robert Koleji’nin sunduğu imkân ve eğitimler toplumsal huzura ve barışa katkı sunuyor. Akit ve türevi müsveddelerin uğruna mücadele ettikleri tek şey ise kendi siyasi çıkarları için göze aldıkları karmaşa ve büyüttükleri nefret.  Onlar nefreti büyütmeye devam etsin… Biz de nefret değil sevgi kazanacak demeye devam edeceğiz… 

David Hocnkey ve Gilbert Baker ile haftasonu

Cumartesi için Milliyet Sanat’tan Selen Sarıoğlu’nun sanat haberini sizinle paylaşmak istedik. “Anlamın peşinde bir ressam” başlığıyla Selen Sarıoğlu günümüz resim sanatının en önemli isimlerinden biri olan David Hockney’e yer vermiş.

Yazısında Hockney’in eserlerindeki homoseksüel öğelerine değinen Selen Sarıoğlu, Hockney’in döneminde çokça resmedilmeyen homoseksüelliği görünür hâle getirdiğinin altını çizmiş. Hockney’in "The Most Beautiful Boy in the World-Dünyanın En Güzel Erkeği” isimli portre çalışmasını, okul yıllarında hoşlandığı bir gençten ilham alarak yaptığını da eklemiş. Sarıoğlu bu yazısında İngilizlerin homoseksüelliği kabullenmesinde halka mal olmuş bir sanatçı olarak tanıyor David Hockney'i.

Haftanın son günü için üzücü bir haber…

Hürriyet Gazetesi Ankara ekinde yer alan haber LGBTI hareketinin gökkuşağı bayrağının tasarımcısı Gilbert Baker’in ölümüne yer veriyor. “Bu cenazede siyah giyilmez” başlıklı metin, Baker’in gökkuşağı bayrağının renklerine atfettiği anlamlara da yer vermiş.

Gelecek haftaya görüşmek üzere...