İnsan Hakları / Sağlık

Yine Kızılay, yine ayrımcılık!

Perşembe, 30 Mart 2017

Kızılay’ın kan bağışında “erkek erkeğe cinsel ilişki” yasağı mahremiyet hakkını ihlal etmeye devam ediyor. Bursa’dan Halil yaşadıklarını anlattı: “Kızılay’daki yetkili bana, ‘Buraya evet yazdığın için ömrün boyunca kan veremezsin’ dedi. O kadar kişinin önünde onurumu ayaklar altına aldı.”

                     Fotoğraf: Liseli Genç Umut’tan Kızılay önünde homofobi protestosu

Kızılay’ın “kondom kullanarak ya da kullanmadan oral veya anal yolla erkek erkeğe cinsel ilişkiye giren kişilerden” kan almaması, kan bağış formunda verilen bilgilerin mahremiyetini korumaması mağduriyetlere yol açıyor.

“Herkesin içinde onurumu ayaklar altına aldı”

Bursa’da yaşayan Halil de Kızılay’a kan bağışlamak isterken mağdur olan kişilerden biri. Halil, Bursa’da kan bağışlamak için Kızılay’a gitti. Yanında da bir arkadaşı vardı. Form eline geldi ve ardından yaşadıklarını şöyle anlattı:

“Sorulardan birinde ‘12 ay içerisinde bir erkekle beraber oldunuz mu’ diyordu. Ben de arkadaşım beni bilmediği için hayır dedim. Sonra bu soruları kontrol eden bir doktor vardı, arkamda da kan vermek için bekleyen insanlar. Doktora, soruya hayır dediğimi ancak eşcinsel olduğumu söyledim. Doktor, ‘Buraya cevabım evet diyerek imza atar mısın’ dedi. Dediğini yaptım. Ardından bana, ‘Buraya evet yazdığın için ömrün boyunca kan veremezsin’ dedi. O kadar kişinin önünde onurumu ayaklar altına aldı. Başımdan aşağı kaynar sular döküldü. Hiçbir şey diyemedim.”

Halil yaşadıklarının ardından Kızılay’dan çıktı. Ancak Kızılay ‘peşini bırakmadı’:

“10 dakika sonra oradaki doktor beni aradı. ‘Buraya gelebilir misin yakınsan’ dedi. Ben de özür dileyecek sandım, gittim. Bana ‘Sen iki dakika dışarıda bekle, geliyorum’ dedi. Benim bazı şeylere kavrayamadığımı, yanlış yolda olduğumu söyledi. Ben de her şeyin farkında olduğumu söyledim. Dışarı çıkıp ağlamaya başladım.”

TPD, Kızılay’ı eleştirmişti

Kızılay’ın kan bağış formunda yer alan ifadeler geçtiğimiz yıllarda çokça eleştirilmişti. Türkiye Psikiyatri Derneği (TPD) şöyle demişti:

“Bu ifadenin amacının kan yoluyla bulaşma ihtimali olan, ancak cinsel yolla da bulaşabilen başta HIV ve hepatit gelmek üzere enfeksiyonlardan, korunma olduğu anlaşılmaktadır. Cinsel yolla bulaşan hastalıklar vajinal, oral, anal yoldan kişiden kişiye aktarılabilir. Bu enfeksiyonların temelde bulaşma yolu vücut sıvılarının iletilmesi şeklindedir, bu nedenle kondom (kaput, prezervatif, kılıf) kullanmak, cinsel etkinlik gösteren bireylerin CYBH’a karşı korunmasında halen en güvenilir yöntemlerden biridir. Ülkemizde hem kadınlar hem de erkekler için kondom mevcuttur. Cinsel ilişkinin her çeşidinde (vajinal, oral, anal), her ilişkide kondom kullanıldığı ve doğru kullanılması halinde enfeksiyona karşı koruyuculuğunun tama yakın olduğu bilinmektedir. Bu durumda, “kondom kullanılarak veya kullanılmayarak” ifadesinden bağışla gündeme gelebilecek bir riski en güçlü şekilde belirleyen  bir davranışın önemsenmediği anlaşılmaktadır. Bu tutum, cinsel yolla bulaşan enfeksiyonların temel bulaş yolları ile ilgili bilinen bilimsel bilgilere aykırıdır.

“Bu tür enfeksiyonlar çeşitli yollarla herkese bulaşabilir, neden olduğu klinik belirtiler de cinsel yönelime göre farklılık göstermez. Benzer şekilde, cinsel ilişkide cinsel yolla bulaşan hastalıklardan korunmak için önerilenler, eşcinsel, biseksüel ve heteroseksüeller için farklı değildir. Dolayısıyla erkek erkeğe ya da erkekle kadın arasındaki cinsel birliktelikte riski asıl belirleyen kondom kullanıp kullanmamaktır. Bulaşma riskini belirleyen kim olduğunuz değil, nasıl davrandığınızdır.”

İlgili haber:

“Kızılay’ın aksine HIV ayrımcı değildir, cinsel yönelim ayırmaz!”