Medya

OITNB’de düğün rüzgârları: Samira Wiley ve Lauren Morelli evlendi

Çarşamba, 29 Mart 2017

Orange is The New Black dizisinin senaristi Lauren Morelli ve yıldızı Samira Wiley evlendi.

Beşinci sezon için heyecan doruktayken Orange is The New Black kadrosundan düğün haberi geldi. Dizinin senaristi Lauren Morelli ve Poussey Washington karakterini canlandıran Samira Wiley evlendi.

6 ay önce Samira Wiley, whododatlikedat kullanıcı isimli Instagram hesabından, yanında Morelli ile parmağındaki yüzüğü gösterdiği bir fotoğrafı “Evet” açıklamasıyla yayınlamıştı.

“Eşcinsel olduğumu Orange is the New Black’i yazarken anladım”

Senarist Morelli, 2012 yılında diziyle birlikte kendi cinsel yönelimini keşfetmesini yazmıştı: 

“Mesele şu ki; kendinizi bir azınlığın içinde bulduğunuzda, her zaman bir de çoğunluk vardır. Eğer gerçekten eşcinsel olsaydım, bunu daha gençken anlamam gerekirdi. Bu konuda tüm hatları belirlenmiş bir kalıp vardı ve benim durumumla ilgili her şey mevcut kalıba aykırıydı. Düğünümden beş ay sonra, Orange is the New Black’in bölümünün yapımına başlamak için New York’a geldim ve o andan itibaren hayatım, yalnızca birkaç ay içinde, Piper’ın hikâyesiyle, ilginç bir şekilde başlayıp korkunç hale gelen bir benzerlikte seyretmeye başladı. İlk birkaç ay boyunca insanlar, genellikle de yazarların odasında, “tam bir eşcinselsin!” diye neşeli çığlıklar atıyorlardı. Profesyonel olarak yaptığım ilk yazarlık işiydi ve kısa zamanda yazarlar odasının insanların son derece yakınlaşabildikleri bir yer olduğunu keşfettim: Burada sevgililerimizle ettiğimiz kavgaları ya da başka bir durumda utançla saklamak zorunda kalacağımız çocukluğumuza ait aile sırlarımızı detaylarıyla paylaşıyorduk ve günün sonunda tüm bu anlattıklarımız, diziyi daha gösterişli gösterecek malzemeler arasına katılabiliyordu. Karakterlerimizi şekillendirmeye ve kurmaca Piper karakterinin “gerçek” cinsel yönelimini tartışmaya başladığımız ilk sezonda, seks, cinsellik ve kendi deneyimlerimiz üzerine uzun uzun tartıştık. Ben de gençken kızlarla yaşadığım ufak tefek, masum maceraları hevesle anlattım. Hatta heyecandan, (şu anda gözlüğü eşliğinde Laura Prepon tarafından başarıyla oynanan) Alex rolü için seçmelere katılan oyunculardan biriyle “kesinlikle birlikte olabileceğimi” ağzımdan kaçırdım. O gece terapiye gittim ve kaçamak bir şekilde belki de Kinsey Ölçeğinde düşündüğümden daha yüksekte olabileceğimi söyledim.”

“Orange is the New Black’in New York City metro bölgesinde yaşayan lezbiyenlerin en az %64’üne iş verdiğimiz çekim stüdyosu, zaten kadınlardan ya da cinsellikten kaçınabileceğiniz bir yer değil. Ve eğer deneyecek olursanız, Lea Delaria (Big Boo) size kucağına oturmaya davet ederek bu sorunun başını küçükken ezecektir. Dolayısıyla, Alex ve Piper için yazacağım ilk aşk sahnesi yüzünden gerilmiştim. O sahneyi yazmayı, tutkunun hâkim olduğu ilişkilerinde, şefkatin ortaya çıktığını görmeyi sevmiştim, ama o zamana kadar kendimle ilgili o kadar büyük bir şüphe içindeydim ki, sürekli kendimi bir sahtekâr gibi hissediyordum. Bunun yazdıklarımla iç içe geçtiğinden emindim. Nasıl böyle olmayabilirdi? Bir erkekle evliydim ama heteroseksüel değildim.”

“Taylor Schilling ve Laura’yla çektiğimiz sahneyi izlerken, yapımcılarımızdan birisi (aslında eşcinsel bir kadın) omzuma hafifçe dokundu. Bana ekranı gösterip başparmağını havaya kaldırdı. Bu küçük bir jestti; ancak kendimi kabul edilmiş hissetmemin ve yavaş yavaş kendimi kabul etmemin ilk adımıydı. Piper ve Alex’te kendi isteklerimi ifade edebilme şansı ve geleceğimin nasıl görüneceğine dair küçük bir parıltı buldum.”

Lauren Morelli'nin keşfini kaleme aldığı yazının tam hâline buradan ulaşabilirsiniz.