İnsan Hakları / Çalışma Hayatı

Evet, gördüm gördüm; bir beyaz yakalı aydınlanması daha gördüm

Çarşamba, 22 Mart 2017
Haber: Kaos GL

Samimiyetsiz nezaket (Muhteşem bir drag queen adı olabilir) nezaket değildir. Bir tür çıkar ilişkisidir.

ordinary heathen, işsiz kalmasını ve ardından yaşadıklarını blogunda yazdı. Kendisinin de izniyle yazısını paylaşıyoruz:

Tam bir ay oldu. Dört aylık deneme süresi dahil, sekiz sene iki aydır çalıştığım yerden, bir günde (Evet, o gün de 14 Şubat. Bu 14 Şubatların bir anlamı olmalıydı), uyarı ya da net bir açıklama olmadan (Yanlış anlaşılmasın. Kağıt üzerinde tüm islami şartlara uygun) işten çıkarılalı tam bir ay oldu. İlk günlerin şaşkınlığıyla karaladığım notlarda iki duygu hakim. Üstümden kalkan ağır yükün rahatlamasıyla, birçoğumuzu, ne hissedersek hissedelim her sabah o yataktan kaldırıp kalabalık yollarda, gergin ve uykulu gözlerle yola koyduran, bunu yapmazsak sokaklara düşüp aç kalacağımız kaygısıyla hayatımızı yöneten koskoca bir sistemin (Öyle bir sistem ki asla kendimize ait olmayan zamanımızın hızla tükenişinin acısını başka alanlarda tüketerek çıkarmaya alışmışız) yarattığı dev paranoya.

Bu iki hissiyat arasındaki cereyanda üşütmediğim üç beyin hücresini de üşütürüm herhalde diye düşünürken ilkinin ne kadar gerçek, ikincisinin ise bir o kadar yapay ve yapıştırılmış olduğunu fark ettim. Tabii ki bu fark ediş ikincisinin puf diye yok olmasına sebep olmadı. E adamlar (Cinsiyet belirtir, bilinçli bir kullanımdır) yüzyıllarca tuğla tuğla kurmuşlar bu sistemi. Sen üç hafta istediğin saatte kalktın da fark ettin diye temelinden çökecek hali yok ya. Ama küçük bir es olmadı da değil. Bu esin yarattığı rahatlamada onca senedir kendim için yapmayı ertelediklerim üşüştü kafama. Maddenin (Zihin de dahil) doğası gereği boşluklar dolduruluyor herhalde. İşim elvermediği için bir türlü beyaza boyatamadığım saçlarım, sabah kalkamam diye izlemeyi ertelediğim filmler, iki sayfa okuyup yorgunluktan devam edemediğim kitaplar, soğuk ve kasvetli geçen bir haftanın tam ortasında çıkan ama ofiste olduğum için görmediğim güneşler… Önce günlük, küçük şeyler. Ardından da finansal rehavetim yüzünden bir türlü tam olarak alamadığım ama hep almak istediğim daha büyük, daha kökten riskler.

Bu riskleri almayıp, istediklerimi erteleyip ne koymuştum yerine? Finansal olarak beni güvende hissettiren ama bana nefes alacak (İki haftada bir hafta sonları ve bir haftadan uzun olamayan, çalıştığın süreye bağlı olarak senede iki ya da üç kez çıkılan tatillerde alınan ufak iç çekmeler hariç) zaman bırakmayan bir hayat. Kendim ve sevdiklerim için yemek bile yapmaya zaman ve enerji bulamazken tüm enerjimi başkaları için başkalarının problemlerini çözerek kurduğum bir düzen. Çalışırken de farkındaydım bu düzende bir hata olduğunun tabii ama insan üstündeki tren geçmeden farkına varmıyor nasıl bir ağırlığın altından kalktığını.

Bu bir ay neler yaptın derseniz en büyük korkularımla yüzleşmeye devam etmek dışında (Önemsizmiş gibi yazarsam belki öyle olur) bol bol yemek yaptım. Hem kendim hem arkadaşlarım için. Şimdi kafam dağılmasın, çok derinleşmeden rahatlayalım dediğim filmler dışında kalan, düşündüren ve ilham veren filmler izledim. Okuyamadığım kitaplar okudum. Ve bolca düşündüm. Bir kasabada memur bir aileye doğmuş, tuhaf (Evet, o anlamda tuhaf.) çocuğun istediği oyuncağı, istediği zaman alabilme fantazisi için nelerden vazgeçtiğini düşündüm. Ve bu noktada o korkutucu riskleri almayı o çocuğa daha da önemlisi şu anki kendime borçlu olduğumu. Hayat beni nereye götürür bilinmez (Hayatın fıtratında var) ama bildiğim tek bir şey var: bundan sonraki hayatıma tüketebilmek için tükenmeden, beraber inandığımız amaçlar için beraber yaratarak ve üreterek devam etmek istiyorum. Bunu gözeterek gelecek her türlü görüşe, düşünüşe açığım.

Not: Bu seneler tabii ki hiçbir şey öğrenmeden geçmedi. Asıl öyle geçseydi büyük bir kayıp olurdu. Birkaç gözlemimi hem kendime hatırlatma hem okuyanlara bilgi olması için paylaşmak istiyorum.

– Herhangi bir sebeple yapmaktan kaçtığınız zor işleri sizin için yapan insanlar bir süre sonra sizi yönetmeye başlar. Ne kadar zor olursa olsun yapmanız gerekiyorsa kendiniz yapın.

– Samimiyetsiz nezaket (Muhteşem bir drag queen adı olabilir) nezaket değildir. Bir tür çıkar ilişkisidir.

– İçine doğduğunuz aile de dahil herhangi bir yerde size ‘ama biz bir aileyiz’ deniyorsa, bu oluşumun size her şeyi yaptırmaya ve yapmaya hakkı olduğunu düşündüğü anlamına gelir. Oradan en kısa sürede topuklayın.

Sevgiler.