Kültür Sanat

Mekânlara sığmayan yönetmen: Deepa Mehta

Cuma, 10 Mart 2017

Tüm baskılara, şiddete ve zorbalığa rağmen ise Mehta üretmeye devam ediyor. Mücadelesi karanlık günlerde tüm kadınlara ışık tutan cinsten.

Hindistan doğumlu yönetmen Yeni Delhi Üniversitesi’nde felsefe eğitimi gördü. Sinemaya çocuk filmleri için senaryolar yazarak başladı. Element Üçlemesi’nden Ateş’in Hindistan’da gösterime girmesiyle; sinema salonları yakıldı, Deepa Mehta saldırılar ve ölüm tehditleriyle karşı karşıya kalarak Kanada’ya göç etti. Fire’dan sonra Toprak ve Su’yu Kanada’da çekti. Su, Oscar’a aday gösterildi. Deepa Mehta, 1996’da kendi yapım şirketini de kurduğu Kanada’da yaşıyor. Sınırları zorlayarak, geleneklere isyan ederek ve cesaretle yeryüzünü sineması yapmaya devam ediyor.

Deepa Mehta dünya genelinde, ilk ikisi bol ödüllü Element Üçlemesi ile tanınıyor. “Ateş” iki kadın arasındaki ilişkiyi, Toprak ise 1947 Hindistan-Pakistan bölünmesi ve nüfus mübadelesi konusuna getirdiği farklı bakış açısıyla tanınmaya başlandı. Su’nun Varanasi’deki çekimleri ise milliyetçi Hindular tarafından defalarca sabote edildi.



Kadınların geçmişleri, hayatları

Lezbiyenlik, BDSM gibi konuları bir arada ilk kez bir Hint sineması lensinden sunan yönetmenler unvanına sahip Deepa Mehta. Bunların yanısıra zorla evlendirilen kadınların hikâyesine de yer veriyor filmlerinde. Ve Mehta’nın belki de bize sunduğu en güzel katkı, kadınların deneyimlerinin her yerde ne kadar ortak olduğu, ister Hindistan’da olsun ister İstanbul’da ne tür ortaklıklarla bezendiğimizi aktarması. Erkek şiddeti nasıl bir elden çıkıyormuş gibiyse ve erkeklerin dünyası ne kadar ortaksa kadınların bunlarla mücadele yöntemi ve tüm bu tecrübeleri de ortak. Tüm baskılara, şiddete ve zorbalığa rağmen ise Mehta üretmeye devam ediyor. Mücadelesi karanlık günlerde tüm kadınlara ışık tutan cinsten.

Mehta’nın filmlerini izlemeyenler ise Filmmor Kadın Filmleri Festivali’nde bu fırsatı yakalayabilirler. Ateş, Su, Toprak üçlemesinin yanısıra Şiddetin Anatomisi de gösterilecek filmler arasında. Üstelik tüm gösterimler ücretsiz. Mehta’ya da, bu filmleri Türkiyeli izleyiciyle buluşturan Filmmor’a da bu deneyimi bize yaşattıkları için teşekkürler.