Kültür Sanat

Baki Koşar Festivalinde Lubunca’nın dünü ve bugünü

Cumartesi, 25 Şubat 2017

Siyah Pembe Üçgen Derneğinin düzenlediği Baki Koşar Festivalinde “Dil, Lubunca ve mağdurun hikâyesi tartışıldı.”

Moderatörlüğünü Nazan Özcan'ın yaptığı "Dilin Performansı" paneli, Alsancak Türkan Saylan Kültür Merkezinde saat 17’de başladı. Panelde Oylum Yılmaz “Dil ve edebiyatta mağdurun hikâyesi”ni, Nicholas Kontovas ise “Osmanlı İstanbul’undan günümüz Türkiye’sine kuir argo” konularını tartışmaya açtılar.

Osmanlı İstanbul’undan günümüze Lubunca

Panelde Lubunca’nın tarihsel köklerine uzanan konuşmasıyla Nicholas Kontovas, Lubunca’nın Türkçe ve Romanca ağırlıklı bir dil olduğunu ifade etti. Lubunca’nın etkilendiği diğer dilleri, Yunanca, Arapca ve İspanyolca olarak sıralayan Kontovas, bazı lubunca kelimelerin genel argoya yansıdığını ifade etti. Lubunca’da “kendini beğenen erkek” anlamına gelen “ibnetor” kelimesinin Türkiye’de 80 sonrasından argo tabire geçtiğini hatırlattı.                 

İstanbul’da artık konuşulmayan bir dil olan Romanca’nın, Lubunca’ya katkıları ile dolaylı olarak birçok kelimenin hala İstanbul’da yaşadığını ifade eden Kontovas, 1930’lu yıllardan beri bir takım Romanca kelimelerin direndiğini söyledi.

Konuşmasına, Lubunca’nın nerde başladığı, nerelerde konuşulduğunu anlatarak sürdüren Kontovas Osmanlı’nın son döneminde Dolapdere’de genelevlerin bulunduğu mekânlarda Lubunca’nın konuşulduğunu ekledi.

Lubunca mağdurun dilidir

Panel Oylum Yılmaz’ın edebi metinlerdeki mağdurun dilini sorguladığı sunumuyla devam etti.

Oylum Yılmaz konuşmasında, dilin bir performans olduğunu, hem evimiz hem hapishanemiz olduğunu ifade etti. Bir dilin ortaya çıkmasını ihtiyaç ile açıklayan Yılmaz, Lubunca’nın benzer bir biçimde “saklanma ihtiyacı” dolayısıyla konuşulduğunun altını çizdi.

Sunumunu edebi metinlerdeki mağdur dilinden örnekler vererek tamamlayan Oylum Yılmaz asıl hikâyenin mağdurun hikâyesi olduğunu belirtti.