Kültür Sanat

Kentin, bedenin ve unutuşun kitabı: Küçük Kudüs Selanik

Pazartesi, 13 Şubat 2017

Grafik çizgi roman türündeki “Küçük Kudüs Selanik”, beden ve kentin değişimini, yolu Yunanistan’dan geçmiş sefarad bir ailenin anılarıyla anlatıyor.

İstos Yayının Türkiyeli okur ile buluşturduğu “Küçük Kudüs Selanik: Duvarın Yıkılışından Sonraki Bir Yaz Günü” bir kentin tarihini, bedenin ve dilin sınırları ile anlatıyor. Kitabın öyküsü Elettra Stamboulis’e aitken çizgiler Angelo Mennillo’nun.

Gerçek bir hikâyenin kurmaca bir metin ile hazırlandığı eserin önsözünü Penguen dergisi çizeri Cem Dinlenmiş yazmış. Karikatürist Dinlenmiş kitabın önsözünde, Holokost’u, Filistin meselesini hatta Kuzey Kore’de ne olup bittiğini çizgi romanlardan öğrendiğini ifade etmiş ve Angelo Mennillo’nun tekniğini, mürekkebinin “müdanasız” oluşu ile özetlemiş.

Varna’dan Selanik’e aynı dili konuşmak

Hikâye, eğitimine devam etmek için Varna’dan Selanik’e gelen Romanos’un neden grameri tercih ettiğini anlatmasıyla başlıyor. Romanos, babasından, Stalin’in dilbilim üzerine çalışan Nikolay Marr’ın araştırmalarına engel oluşunu dinler ve o dönemde yaşadığı bedensel değişimden kendini gramere vererek kurtulmaya çalışır. Ve başka bir şehirdedir artık, ailesinin evvelden terk ettiği Selanik’te, tek başına gramer ve bedenindeki istemsiz değişiklerle birliktedir. Romanos’un Selanik misafirliği, onu yalnızca değişen dil üzerine değil beden ve kentin tarihi dokusunun değişimine de kafa yormasına sebep olur.

Selanik’i adımlamak

Kitap Romanos’un daha önce Selanik’te yaşamış olan babaannesine yazdığı mektuplarla, çizgiye soluk aldırarak ilerliyor. Bu mektuplarda anlatıcı Romanos’un önce kente ardından tarihe ve nihayetinde cinselliğe ilişkin mesafeli duruşuna tanıklık ediyoruz. Tüm gün koku ve sesleri duyumsamak adına Selanik’i yürüyen Romanos’un “Augustinus’tan İskender’e” kentin tarihsel gerçekliği arayışını izliyoruz.

Romanos’un elinden tutan okur kendini Egnatia Bulvarı’nda buluyor. Burada eski Yahudi mahallelerini arıyoruz. Ancak bulabildiğimiz yalnızca küller oluyor. Çok geçmeden kendimize Mustafa Kemal’in evinin karşısında rastlıyoruz. Nazım Hikmet ve Nikos Zahariadis’in dizelerinden Yunan İç Savaşı’na süren bir öyküyü dinliyoruz.

Cinsiyetlerin karıştığı yer

Kitabın sonlarına doğru Romanos bize içini döküyor. Ninesinin kucağında oturan Romanos’u babası uyarıyor: “…unutma ki sen bir erkeksin… böyle tatlı tatlı pışpışlarken seni öbür tarafa geçiriverirler…”Son mektubunda Romanos, babasına benzeyecek yeterlilikte bir erkek olamadığını ve ailesindeki kadınlar gibi kadın da olmadığını ifade ediyor ve ekliyor: “Cinsiyetlerin birbirine karıştığı bir yerde durmayı tercih ettim, nötrün de bulunduğu bir yerde… Gramerde…”

Mennillo’nun mürekkebi ve birkaç şey daha

Küçük Kudüs Selanik’in çizgili anlatımı yazının başında da ifade ettiğimiz gibi Angelo Mennillo’ya ait. Mennillo bu eser için oldukça gizemli lekeleri tercih etmiş. Kurgunun estetik karmaşası, Mennillo’nun kara mürekkebi ile tek vücut olmuş. Romanos’un susmayı tercih ettiği bedensel gelişimi, çizgilerdeki kalabalık karanlıkta kendisini anlatmayı sürdürmüş.

İstos Yayın’ın ikinci çizgi romanı olan bu eseri, İtalyanca aslından Yunanca karşılaştırmalı olarak Hasan Özgür Tuna dilimize kazandırdı. Ayrıca bu eser İstos’un ilk çizgi romanı değil, yayınevi daha önce  Soloúp’un “Ayvali” eserini dilimize kazandırmıştı.

Küçük Kudüs Selanik, sizi samimi bir dost Romanos ile Varna’dan Selanik’e yolculuk etmeye ve mürekkep izlerinde kendi beden, dil ve coğrafyanızı keşfe çağırıyor. İyi okumalar.

İlgili yazılar:

Bırakalım üzülsünler!