Medya

Kendine editör: Bugünkü aklım olsaydı

Perşembe, 2 Şubat 2017

Haber yazmaya 2010'da Kaos GL Derneği'nin düzenlediği bir eğitimle başladım. Eğitimde gazeteci İrfan Aktan'la birlikte haber nedir, nasıl yazılır, neleri gerektirir, nasıl geliştirilebilir gibi konuları tartışmıştık. 

Yerel Muhabir Ağı'ydı eğitimin adı. Her muhabir kendi yerelinden yola çıkarak hazırlayacaktı haberlerini, tek bir merkeze bağlı kalmayacaktı. Ve bu farklı yerellikler, kendi aralarında birbirlerine el verdikleri bir ağ oluşturacaktı. Öyle de oldu.

Bilkent'te öğrenciydim o sıralar. İlk haberlerim de oradan çıktı. Sonra "ben ne okumak isterdim"i düşünerek haberler, röportajlar yaptım. Gün oldu Van'da dernek kapatma davası izledim, gün oldu İsveç Parlamentosu'nda vekillerle görüştüm. İstanbul'da yeni açılan bir kafeyi haberleştirdiğim de oldu, queer kuramcısı Jack Halberstam'le kahve içip söyleştiğim de. Öncelikle dünyamın bu kadar genişlemesini sağlayan Yerel Muhabir Ağı eğitiminde emeği geçen herkese sonsuz teşekkürler! 

Katıldığım Yerel Muhabir Ağı Eğitimi'nden, yıl 2010, sarı tişörtlü çocuk benim! :)

Gönüllü başladığım bu haber yolculuğu 2012 sonunda kaosGL.org'da editör olmamla hepten hız kazandı. Bazen aşırı hızlandı. Bir haberi planlamak, oluşturmak, eksiklerini gidermek, yayın öncesi son okumasını yapmak zaman ve dikkat gerektiren bir süreç sonuçta. Kaldı ki "bugünkü aklım" yoktu o günlerde.

2015 yazı itibariyle editörlük işim sona erdi, Ev Geyi blogumda yazmaya başladım. Kocaya kaçtıktan sonraki hayatımı, expat olmayı, çevirilerimi, gözlemlerimi yazayım derken eski haberlerime geldi sıra. Dedim ki bir yerel muhabir olarak bende yer edinen haberlere tekrar bir bakayım, kendime editörlük edeyim. Kullandığı dil olsun, hedef göstermesi olsun zaten çöp olan haberler yerine "iyi" denebilecek haberlere bugünkü aklımla bakmak, yorumlarıyla katkı sunmak isteyenler de konuğum olsun.

Girişimi yaptığıma göre söyleyebilirim. Yeniden değerlendireceğim ilk haber, iki parça halinde yayınlanmıştı:

Eşcinseller başörtüsü hakkında ne düşünüyor?

Başörtülüler eşcinsellik hakkında ne düşünüyor?

Habersiz kalmayalım! Hele de Türkiye Freedom House'un özgürlük raporunda 100 üzerinden 38 almışken.