İnsan Hakları / Nefret Suçları

LGBTİ’lere katliam çağrısı afişi asanlara El-Kaide üyeliğinden dava

Cuma, 27 Ocak 2017
Haber: Kaos GL

Ankara sokaklarına “Lut kavmi” afişleri asıp LGBTİ’lere katliam çağrısı yapan, haklarında Kaos GL ve Pembe Hayat’ın suç duyurusu reddedilen Genç İslami Müdafaa Grubu’ndan beş kişi hakkında 2016’daki bir ihbar mektubundan iddianame hazırlandı. Beş kişinin 7.5 yıldan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılmaları istendi.

2015 yılında Ankara sokaklarına “Lut kavminin çirkin işini yapanı görürseniz faili de mef’ulü de öldürünüz” yazılı afişler asan Genç İslami Müdafaa grubu hakkında iddianame hazırlandı.

Afişlerin ardından Kaos GL ve Pembe Hayat derneklerinin Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Bilişim Suçları Bürosu’na asılan afişler ve internet sağlayıcısı hakkında suç işlemeye tahrik ile halkı kin ve düşmanlığa tahrik ve aşağılama suçlarından cezalandırma istemi “tespit edemeyiz” denilerek reddedilmişti.

Hürriyet gazetesinde yer alan habere göre Ankara’da 2016’da bir ihbar mektubu ile başlayan soruşturma kapsamında göz altına alınan 5 kişi hakkında, El-Kaide üyesi oldukları gerekçesiyle iddianame düzenlenerek, 7.5 yıldan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılmaları istendi.

Ne olmuştu?

13. LGBTİ Onur Yürüyüşü’ne katılanlar polis saldırısına uğramış, Bunun üzerine AKP hükümeti, seçim afişinde gururla bahsettiği Onur Yürüyüşü’ne katılanları ‘ahlaksız‘ ilan etmiş, ‘muhafazakâr medya‘ da nefreti körüklemişti.

Kendilerini ‘Genç İslami Müdafaa‘ diye adlandıran bir grup Ankara sokaklarına “Lut kavminin çirkin işini yapanı görürseniz, faili de mef’ulü de öldürünüz!” ifadelerinin yer aldığı afişler asmıştı.

Müslümanların bu konuda sessiz kalmamaları gerektiğini ileri süren grup, katliam çağrısını, internet sayfalarından “İslam’ın bu duruma kesinlikle müsade etmediğini göstermek adına Tirmizi ve Ebu Davud da geçen bu Hadis-i Şerifi “Lut kavminin çirkin işini yapanı görürseniz, faili de mef’ulü de öldürünüz!” halkımız ile paylaştık. Temennimiz İslam’ın bizden istediği tavırı televizyonlarda hakkı haykıramayan hocalar yerine, Kur’an ve Sünnet ışığında öğrenmemizdir” diye savunmuştu.

“Tespit edemeyiz” denilmişti!

Kaos GL ve Pembe Hayat derneklerinin Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Bilişim Suçları Bürosu’na asılan afişler ve internet sağlayıcısı hakkında suç işlemeye tahrik ile halkı kin ve düşmanlığa tahrik ve aşağılama suçlarından cezalandırma istemi reddedilmişti.

“Lut kavmi” afişlerine ve afişleri yayınlayan internet sitelerine dönük LGBTİ örgütlerinin suç duyurusuna ‘kovuşturmaya gerek olmadığı’ kararı verildi. Kararda, “Afişleri tespit edemeyiz” denilirken, katliam çağrısının İnternet Kanunu’nda yer alan katalog suçlar arasında yer almadığı belirtildi.

İddianamede ne diyor?

Cumhuriyet Savcısı Velihattin Eldemir tarafından hazırlanan iddianamede, "Lut Kavminin çirkin işini yapan görürseniz faili de mefulü de öldürünüz" ifadeleriyle Ankara’da farklı yerlere asılan afişlerle eşcinsellerin hedef gösterildiği belirtildi. Yapılan soruşturmada afişte imzası bulunan 'Genç İslami Müdafaa' adlı oluşumun, “Ankara’da çatışma bölgeleri ile irtibatlı olarak faaliyet gösteren derneklerin organizesinde düzenlenen, Suriye için yapılan yardım kampanyalarına ve çeşitli protesto gösterilerine destek verdiği, ülke gündemini ilgilendiren konularda çalışma yürüttüğü, Ankara’nın çeşitli bölgelerin de yazılama, afiş, broşür yapıştırıp dağıttığı, sosyal medya üzerinde Nusret Cephesi yanlısı paylaşımlarda bulunduğunun tespit edildiği” belirtildi.

Yapılan operasyonda gözaltına alınan şüpheliler Ersin Miraç K., Umut Ömer B., Adem D., Muhammed K., Muhammed Erer Ö.’nün sosyal medyadan El-Nusra cephesi yanlısı paylaşımlarda bulundukları anlaşıldı.

İddianamede, Ersin Miraç K.’nin, 2016 yılında Suriye’ye çatışma bölgesine gittiğinin tespit edildiği, Ersin Miraç K. ve Umut Ömer B. hakkında Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesine ’Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak’ suçundan dava açıldığı, yine Muhammed K. hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca ’örgüt üyeliği’ suçundan başka bir soruşturmasının devam ettiği belirtildi. Şüphelilerin eylemlerinin Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen dava ile irtibatlı bulunduğu belirtilerek, her iki dosyanın birleştirilmesi ve şüphelilerin ’Silahlı terör örgütüne üye olmak’ suçlarından 7,5 yıldan 15 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılmaları istendi.