Gökkuşağı Forumu

Saka yavrusu

22 Kasım 2016

Çocuktum. Yazlık evimizin çatı katından gelen tıkırtıları duydum. Merdiveni dayayıp yukarı çıktım, bir şey göremedim. Çatı katının korkutucu olması nedeniyle çok da bakamadım sanırım.

Aynı gün, gece uyurken yatağımın altından bir ses geldi. Bir kuş cıvıltısı sandım. Konduramadım ama ses kesilmedi. Uyuyamadım, yatağımın altına baktığımda bir saka kuşu yavrusu olduğunu gördüm. Siyah renkli, çelimsiz ve ürkek bir yavru. Çocukluğun verdiği heyecanla yavruyu avcuma alıp tüm evi ayağa kaldırdım. Hemen bir çamaşır sepetini ters çevirip yavruya kafes yaptım. Çay bardağının altlığına biraz su ve pirinç tanesi koyup yavruyu izlemeye başladım. Güçlükle yürüyor ve sanırım korkudan sürekli titriyordu. Onu izlerken, içimden "seni hep seveceğim, koruyup kollayacağım, sana uçmayı da ben öğreteceğim" dedim.

Su içerken birden ayağı kaydı ve su dolu bardak altlığının içine düştü, sırılsıklam oldu, daha fazla titremeye başladı. Yavruyu, üşümesin diyerek hemen avucuma aldım ve avuçlarımın sıcağıyla göğsüme bastırarak sallanan salıncağa uzandım.

Uykum geldi. Uyumaya yakın içimden şu sözleri tekrarlıyordum: Seni çok seviyorum ve her zaman seveceğim. Artık korkmana gerek yok. Benimle güvendesin.

Gözümü açtığımda yavrunun avucumda cansız bedeniyle karşılaştım. Onu ısıtmak ve sevgimi göstermek için avucumda fazla sıkmıştım sanırım. Sevgimi ifade biçimimdi onu öldüren. Hala kendimi suçlarım. Suçluyum da. Onu bu kadar seviyor olmak bu suçu hafifletebilir mi? 

Bugün Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki cinsel istismar mağduru çocuk vekili olarak bulundum ve aklıma bu anım geldi. Çocuk başından geçenleri anlatırken içimden ona sarılmak, acısını dindirmek için her şeyi yapmak, sahip çıkmak, ona uçmayı öğretmek istedim ancak sevgimin, sevgimi ifade ediş biçimimin ona daha çok zarar vereceğini biliyordum. Eminim ki mahkeme heyeti ve karşı taraf avukatı da aynı duygular içerisindeydi. Bu duyguyu bastıramayan hakim çocuğa teselli edici bir şeyler söyledi, teselli olmayacağını bilerek.

Kendi kendime tekrarladım: Bir çocuğu korumak için kafese koymayın, sevginizi göstermek için onu öldüresiye sıkmayın, ona uçmak gibi bilmediğiniz şeyleri öğretmeye çalışmayın. Onun bir oyuncak değil canlı bir birey olduğunu unutmayın.

Çocuklarımız. Onları seviyoruz, onlar bizim her şeyimiz, bir sakanın yavrusu gibi.

Çocuklara olan sevgimiz; bizim kendi sevme açlığımıza değil onların menfaatine yönelik olmalı. Bırakın aksın göz yaşlarımız içimize, ama ben avukat olarak, bir başkası hakim, doktor, öğretmen, ebeveyn olarak onlara karşı sorumluluklarımızı en iyi şekilde yerine getirebiliyorsak, içimizdeki gerçek sevgiyi ifade edebiliyoruz demektir.