Gökkuşağı Forumu

Annem, OHAL ve Kürdistan

24 Temmuz 2016

“Bizler hışırdayan yapraklarız, fırtınalara karşılık veren bir sesimiz var. Ya sen kimsin, böyle sessiz sedasız? Sadece bir çiçeğim ben.” -Tagore 

Son bir yıla baktığımızda neler gelmiyor ki gözümüzün önüne; ne yaşamışız diye düşündüğümüzde, “Ne kalmış ki?” diye düşünmüyor değil insan.

Yazı, yaşanılan hayat karşısında hep mağlup, hep OHAL.

Annem: “Biz memleketteyken daha sen doğmamıştın, OHAL'i o zaman ilk defa duydum” diyor.

“Nasıldı, ne hissettin ?” diye sorduğumda:

“Biz 7 kardeşiz, OHAL olduğunda evde 5 kişiydik ve o yıllarda telefon iletişim adresleri olmadığı için haberleşemiyorduk. OHAL açıklandıktan saatler sonra evimizi bastılar. İki kardeşimi aldılar ve hiçbir şey demeden götürdüler” dedi.

Ve o gün bu gündür bir dayım ayağından sakat, iki dayım siyasi nedenlerle topraklarından uzak yerlerde.

Fotoğraf: Çağdaş Erdoğan

Biz hiçbir zaman direnişimizi, inancımızı yitirmeden; kurtuluşun, halkların örgütlü mücadelesiyle sağlanacağını düşünüp, mücadelemizi sürdürmeye devam ettik. Tıpkı Amed Cezaevi'nde direnen yoldaşlar gibi, Roboski'de çocuklarını yitiren analar gibi, son bir yılda değil yüz yıldır direnen Kürdistan halkı gibi… Direnmeye, inanmaya ve konuşup kendimizi anlatmaya umut edip, anlatmaya çalışıyoruz. Önümüze bir şey koymuyoruz, önümüze birçok şey koyup ona doğru ilerlemek için mücadeleyi büyütüyoruz. Biliyoruz darbeleri ve kavgaları, katliamları ve Kürdistan'da yaşanan OHAL zamanlarını.

19 Temmuz 1987'den itibaren Kürdistan'da uygulanmaya konulan OHAL, Kürdistan'da 15 yıl boyunca 6 vali tarafından yönetildi. Birçok muhabir ve gazete dağıtıcılarının da bulunduğu 17.000'e yakın kişi yargısız infaz edildi. Yüzlerce kişi kaybedildi. 22 Ekim 1993'te 16 kişi öldürüldü. Çok sayıda ev ve iş yeri yakıldı. Yüzlerce kişi, göçe zorlandı. Şırnak'ın Cizre ilçesinde 1993-95 yılları arasında yüzlerce kişi gözaltında kaybedildi. Meclis Araştırma Komisyonu'nun 1998'de açıklanan raporuna göre, Kürdistan'da 15 yıl uygulanan OHAL sonrasında 905'i köy, 2523'ü mezra olmak üzere 3428 yerleşim birimi boşaltıldı, yıkıldı ve 378.335 kişi sürgün edildi.

33.000 kişi yaşamını yitirdi.

Türkiye İnsan Hakları Vakfı, ABD Dışişleri Başkanlığı ve İnsan Hakları İzleme Örgütü gibi uluslararası kurumların raporlarına göre ise, 4000 yerleşim yeri yakıldı ve boşaltıldı. 3 milyonun üzerinde insan sürgün edildi. 881 kişi gözaltına alındı ve kaybedildi. Dernek ve vakıflar kapatıldı. Radyo ve televizyon yayınları yasaklandı. Özgür Gündem başta olmak üzere birçok dergi, gazete, film, kitap ve müzik yasaklandı. Toplanıldı, yok edildi ve yakıldı. Resmi rakamlara göre, OHAL süresince 42.795 kişi yargılandı. 55.371 kişi gözaltına alındı. 4799'u hüküm giydi.

Umudun yeniden inşası ve birleşik bir cephenin örülmesi umuduyla; bugünü, yarını ve geleceği her zamankinden çok örmenin zamanı.

“Hiçbir şey eskisi gibi olmasın” demek için mücadeleyi büyütelim!