İnsan Hakları / Askerlik

Bizimkisi GATA hikayesi 3: Heyet bana elverişli deyince…

Çarşamba, 17 Şubat 2016

Berkem, askerliğe elverişli değildir raporu almak için GATA’da heyetin karşısına çıkar, psikolojik testler ve soruların ardından raporu alamaz: Ne yapacaktım bundan sonra?

Dizinin daha önceki yazıları için:

Bizimkisi GATA hikayesi 1: Askerlik şubesine gidiş

Bizimkisi GATA hikayesi 2: Doktorla gey bar sohbeti

Güvenlik noktasından çıkıp sağa dönüp 50 metre ilerde psikiyatri muayene bölümünün olduğunu öğrendim ve direk oraya gittim. Sevk evraklarımı müracaata verdim. Beni sıraya aldılar. Sıram gelince ismim okundu ve doktorun odasına girmek için sıraya girdik. Beşer beşer çağrılıyorduk. Doktorun odasına girdim. Doktor kağıtlarıma baktı, “neden geldin” dedi. Eşcinselim, dedim. Yine birkaç saçma sapan soru cevapladıktan sonra beni test bölümüne yönlendirdi. Doktorun yanından çıkıp test odasına gittim içerideki doktorlar bana iki adet test verdiler birincisi “MMPI Kişilik Envanteri” ikinci ise HTP Çizim Testi’ydi. MMPI Testi toplamda 566 sorudan oluşan, kişisel anlamda bir çok bilginize ulaştıkları, sorulara Doğru (D) yada Yanlış (Y) olarak yanıt verdiğiniz ve çözerken boynunuzun ağrımasına neden olan bir testtir. İkinci test HTP Çizim Testi. Size ev, ağaç, insan çizmeniz istenen ve bu 3 çizimle doğru orantılı olarak cevaplamanız istenen toplamda 30-40 soruluk bir yazılı test. Bu iki testin de internette yer aldığını duydum ama hiç açıp araştırıp bakmadım açıkçası. Testler toplamda 2 yada 2.5 saatimi aldı sanırım ve testleri veren doktora teslim ettikten sonra öğleden sonra 15:00 - 15:30 gibi muayene yapan doktorun yanına gitmemi söyledi. Denilen saatte doktorun muayene ettiği bölümde beklemeye başladık ben ve benim gibi diğer birçok başka nedenlerle gelmiş insancıklarla birlikte. Saat 3… 3:30… 4… Daha ne kadar bekleyeceğiz? 4:30 derken içeriden biri çıkıp doktorun heyette olduğunu, işinin uzadığını, bugün için gelemeyeceğini, yarın sabahtan gelmemiz gerektiğini söyledi. Kalkıp evin yolunu tuttum. Akşam kuzenim gelince yaşadıklarımı ona anlattım. “İyi hadi bakalım yarın git beni de haberdar et”, dedi. Sabah tekrar aynı yollardan GATA'ya vardım, muayene bölümüne geldim. Tekrar beklemeye başladık. Bir süre sonra tekrar isimler okunmaya başlandı. Doktorun yanına girdim. Doktor kağıda ve bilgisayara bir şeyler yazıp imza atıp müracaat bölümüne gitmemi ve heyet için gün vereceklerini ve benle heyette görüşeceklerini söyledi. Doktorun yanından çıkıp müracaat bölümüne gittim. Oradan evraklarımı alıp psikiyatri bölümünün arkasında yer alan başka bir bölüme yönlendirildim. Oradan 10 Kasım 2015 Salı gününe heyet için gün verildi. Dananın kuyruğunun kopacağı gün müydü? O gün her şey belli olacak mıydı? Bu sorularla çıktım GATA'dan. Emrah’ı, Kayra’yı arayıp bilgilendirdim ve Emrah’ın evine gidip eşyalarımı toplayıp İzmir’e döndüm. Artık gün sayıyordum ve maddi ve manevi olarak hazırlanmam için 20 günüm falan vardı. Hem bu süreçte belki iş bulup artık kimseye yük olmadan gidip gelebilirdim.

Günler teker teker yaklaşıyordu, iş bulamıyordum ailemin ara ara gönderdiği paraları biriktirerek, Emrah’ın desteği ile ve tabi ki Kayra’nın her anımda yanımda maddi manevi oluşuyla günler geçiyordu. Hem bu sefer Kayra ile ikimizin İstanbul’a gidip gelebilecek kadar paramız olmuştu. Bu sefer Kayra da geliyordu daha güçlüydüm, daha rahattım. Evet artık yol iz biliyordum ama bu bir savaştı ve omuz omuza savaşacaktık. Bu yüzden güle eğlene gittik.

Kayra ile hep hayalimizdi İstanbul’a bir kere gidip gezip eğlenmek ama nasip bu şekilde gitmekmiş. Kayra’nın Altan diye bir arkadaşı vardı üniversiteden. Onun evine gittik bu sefer. 10 Kasım sabahı 08:30 da randevumuz vardı. Bu sefer Altan’ın yönlendirmesiyle AKM önünden direk GATA'ya taksi dolmuş gittiğini öğrendik. Bu çok iyi oldu. Tek vesait oradan oraya koşturmadan direk gidecektik.

Psikiyatri bölümüne gidip heyet için geldiğimizi söyledik. “Dışarıda bekleyin”, dediler. Dışarıda banklarda oturuyorduk. Kayra ile beklemeye başladık. Yan bankta da başka bir çocuk oturuyordu. O da eşcinseldi, gey giyim tarzı ile dar boru paça pantolon güzel bir bot içine geçirilmişti belliydi yani. Bende önü yırtıklarla dolu tarz, tamamen yapışan aynı şekilde boru paça dar bir taşlanmış kot, üzerine rengarenk kare desenli şık bir gömlek, lacivert paltom, spor ayakkabılarım ve saç tarzımla tam bir LGBT bayrağı temsiliydim. Vücudum komple epilasyondan geçmiş, sinekkaydı traşımı olmuş heyecanlı bir şekilde heyete girmeye hazırdım.

Saat 10’a doğru binanın içine aldılar herkesi. Üst kata çıkıp heyet odası önündeki banklarda beklemeye başladık. Diğer çocuk da yine yandaki banka oturdu. Teker teker isim çağırılıyordu. Kayra da sürekli bana direktif veriyordu. “Rahat ol, kendini kasma, ne soruyorlarsa güzel güzel cevap ver”, falan. Bir yandan da heyetle ilgili Emrah’ın bana söylediklerini düşünüyordum. “Sen zaten bir eşcinselsin, kendinin dışına çok çıkma, sorulara samimi cevap ver, neysen o ol.” Kalbim yerinden çıkmak üzereydi. Neyse ki ismim okundu ve içeri girdim. İçerde 3 tane doktor vardı. Yan yana oturmuş 3 doktor, önlerinde masa ve masanın önünde de oturmamı bekleyen bir sandalye. Hafif kırık yürüyüşümle sandalyeye gidip oturup bacak bacak üstüne attım, rahat görünmeye çalışıyordum aslında felaket heyecanlıydım.

Doktor: Eşcinselsin… Eşcinsellik tıbben kanıtlanmıştır ve hastalık değildir. (değildir'i doktorla aynı anda söyledik) Anlat bakalım eşcinselliğini nasıl yaşıyorsun?

Ben: Pasifim, Kadın rolündeyim. Kendimi kadın olarak hissediyorum.

Doktor: Kadın olmayı düşünüyor musun?

Ben: Hayır şuan için en azından bedenimden memnunum.

Doktor: Makyaj yapıyor musun? Vücuduna epilasyon yapıyor musun?

Ben: Epilasyon yapıyorum ama makyaj yapmıyorum.

Doktor: Kadın kıyafetleri giyiyor musun?

Ben: İlişki sırasında fantezi olarak giydiğim oluyor ama onun dışında günlük hayatta kadın kıyafeti giymiyorum.

Doktor: Ailen biliyor mu?

Ben: Bilmiyor.

Doktor: Askere gitsen nolur?

Ben: Gördüğünüz gibi feminen bir kişiliğe ve konuşma yapısına sahibim orada deşifre olmak istemiyorum ki hemen anlaşılırım zaten oto kontrol sağlayamam. Hem ailem bilmediği için orada anlaşılıp geri döndüğümde psikolojik olarak bunu ben de onlar da kaldıramayız.

Doktor: Ben şu an senin eşcinsel olduğunu anlıyorum ailen nasıl anlamıyor?

Ben: Mutlaka anlıyorlar ama bunun muhabbetini hiç yapmadık aile içinde. Onlar da kondurmak istemiyorlar belki tahmin ediyorlar ama düşünmek istemiyorlar bilemiyorum.

Doktor: Peki, çıkabilirsin.

Gördüğünüz gibi ortalama 3-5 dk süren bir süreç, içerden çıktım. Kısmen büyük bir yük kalkmıştı üzerimden. Ama sonuç ne olacaktı? Diğer çocuğu da çağırdılar içeri ama o benden de az kaldı içeride. Bir süre geçtikten sonra içeri çağıran asker kapıya çıkıp, “Şimdi ismini okuduğum kişiler öğlen 13:30'da gelip sonucunu alsın” dedi. İsmim okunmuştu, aşağıya indik Kayra ile hastanenin kantinine doğru giderken diğer çocuk da arkamızdan geliyordu. Ben de merak edip dönüp konuştum.

-Merhaba ben Berkem, eşcinsel misiniz?

-Ben de Emre, evet.

Kısmen bana sorulan soruların aynısı ama daha kısa kesmişler onu.

Emre'de bizimle geldi kantinde birlikte oturduk hatta kantinde sadece kredi kartı geçiyormuş bizde kredi kartı olmadığı için Emre sağolsun bizim adımıza aldı istediğimiz şeyleri, parasını üstelesek de almadı. Hakkını helal et Emre.

Saat 13:30'a doğru söylenen yere gittik orada bir önceki gelişimizde yaptığımız test (MMPI ve HTP Çizim) sonuçlarını verdiler. Sonuçlara göre bende kişisel ve cinsel bozukluk yoktu. Feminen davranışlar gözlenmemişti.

Emre'nin sonucu da tam tersiydi. “Feminen davranışlar gözlenmiştir cinsel olarak bazı durumlar” yazıyordu şu an çok net hatırlamıyorum. Yani sanki Emre’nin sonucu daha bir olumluydu eşcinsel biri için. Daha sonra bu test sonucuyla sağlık kuruluna gidip fiş almamız söylendi. Biz de öyle yaptık gittik fiş aldık ve ekstra verilen bir kağıtla psikiyatri heyet odası bölümüne döndük. Oradan heyet sonucunun yani askere elverişli olup olmadığımı alacağım sonuç için gün verdiler. 13 Kasım Cuma günü sabahı için günümüzü aldık.

Hastaneden çıktık ve Emre ile telefonlarımızı aldık. Cuma günü tekrar GATA'ya birlikte gelecektik hem Kayra da İzmir'e dönmek zorundaydı çünkü onun da kişisel bazı işleri ve okulu vardı. O yüzden o salı akşamı onu yolcu ettim ben ise Cumaya kadar Emrah’ta kaldım Cuma günü sabahtan hazırlanıp GATA'ya doğru yola çıktım. Bu arada Emre ile whatsapp'tan mesajlaşıyorduk ilk giden bekleyecekti. İlk olarak Emre varmış ben de 2 dakika sonra yanındaydım birlikte hastaneye girip sağlık kurulunun olduğu binaya gittik, kalabalıktı. Evet artık dananın kuyruğunun kopacağı gün gelip çatmıştı. Çok fazla heyecanlıydık. Emre de ben de birbirimizi teselli etmeye çalışsak da biliyorduk ki aslında birbirimizi rahatlatmaya çalışıyoruz içten içe. Sağlık kurulu içeri almaya başladı. Bir süre sonra Emre'nin ismi okundu hemen arkasından da benim adım söylendi Emre'nin arkasındaydım. Kapıda heyecandan yerimizde duramıyorduk, durmadan içimden dua ediyordum. Emre içeri girdi 20 saniye kadar sonra çıktı. Yüzü berbat bir haldeydi. Hemen arkasından ben girdim, heyetteki doktorlar ve onun dışında 5-6 kişilik kalabalık bir ekip vardı. Tam kuruldu yani. Kimliğimi uzattım. Baktı. Adım ve soyadımın yazılı olduğu evrağı ters çevirdi. “ASKERLİĞE ELVERİŞLİDİR, KOMANDO OLAMAZ” dedi. O an başımdan aşağıya kaynar sular döküldü. O an orada oturup ağlamak bağırmak istedim. Yani doktorlara göre eşcinseldim ama askere gitmemde herhangi bir sakınca yoktu? İçerdeki görevli dışarda beklememi raporu birazdan vereceklerini söyledi ve çıktım direk Emre'nin yanına gittim.

Ben: Emre noldu?

Emre: Senin noldu?

Ben: Askerliğe elverişlidir, komando olamaz kararı vermişler şoklardayım, saçmalık bu!

Emre: Benim de askerliğe elverişlidir kararı vermişler bende şoklardayım.

Ben: İnanmıyorum ya cidden en azından birimiz alsaydık bari. Nasıl bir saçmalıktır bu!

O an sinirden ölebilirdim. Ne yapacağım ben? Haftalardır uğraştığım, didindiğim(iz) şeyin sonucu bu mu olmalıydı? Nasıl olurdu bu? Nasıl? Askere mi gidecektim? Tabi ki gidemezdim! En kötüsü kaçak kalırdım gittiği yere kadar. Ne yapacaktım bundan sonra?

Sonrasında ön rapor sonucumuz dağıtıldı ve bu sonuçla birlikte, heyet kararına itiraz hakkımız olduğunu ve bu kararı işlemi başlattığımız askerlik şubesine yani İzmir'e yapmak gerektiğini öğrendik. Kararla birlikte o cuma akşamı yola çıktım. Cumartesi sabaha karşı İzmir’deydim.

Devam edecek…

Can't create/write to file 'C:\Windows\TEMP\#sql1280_401_76.MYI' (Errcode: 28)