İnsan Hakları / Eğitim

Ankara Üniversitesi: LGBTİ Dayanışması çok güzel, gelsene!

31 Mart 2015
Ankara Üniversitesi LGBTİ Dayanışması, DTCF ile Hukuk ve İletişim Fakültelerinde açtıkları standlarda yaşananları kaosGL.org’a anlattı.
 
Ankara Üniversitesi LGBTİ Dayanışması, 16-20 Mart tarihleri arasında farklı fakültelerde standlar açarak homofobi, transfobi ve bifobi karşıtlarıyla buluştu. Bundan sonraki buluşmalar ise "her Cuma 6’da Siyasal’da". 
 
Kaos GL ve Pembe Hayat derneklerinin yayınlarını ücretsiz olarak dağıtan LGBTİ Dayanışması, standlarda yaşananları şöyle anlattı:
 
“İyi ki varsınız!”
 
Kardelen, Hukuk Fakültesi:

Hukuk Fakültesi genellikle bilgilendirici toplantılar ve paneller istedi. Film gösterimleri de etkinlik fikri olarak sunuldu.
Bir kadın güvenlik görevlisi masayla çok ilgilendi ve sonunda yanıma geldi. Masa çok hoşuna gitmiş, sendikalarla ilgili dokümanlardan aldı.
 
İlk sözü “Sizin için ne yapabiliriz?’ olan çok fazla insan vardı. “Böyle bir şey artık gerekiyordu bunu yaptığınız için çok teşekkürler, iyi ki varsınız” gibi cümleler de birden fazlaydı.
 
Milliyetçi tehdide karşı öğrenci dayanışması

LGBT derneklerinin etkinliklerini de duyurmamız istendi, okullara hiç ulaşmıyormuş.
Toplamda 60’a yakın iletişim bilgisinin 12’si erkekti. Umut verici!
 
18 Mart’ta milliyetçi duyguları kabaran bir arkadaş, “başka bir şey olsa tamam da LGBT afişleri hakaret gibi” diyerek ismimizin yazdığı kartonları kaldırmamızı istedi. Güvenlik görevlilerini çağırdı. Güvenlik şefi afişleri kaldırmayacaklarını, bize bir şey olursa burada olduklarını söyledi. Daha sonra bu arkadaş tekrar geldi, biz kaldırmazsak kaldırtacağını söyleyerek telefona sarıldı. Bir sonuca ulaşamadı. Ama zaten bizi korumak için yurtseverler, muhalefet ve kolektif avluyu doldurmuştu. Tehdit edilmemize sinirlenen milliyetçi bir arkadaşımız ocaklara ulaştı. Onlar da, bir sorun yok, gelmeyeceğiz, demiş.
 
“Güvenlik görevlileri bizim için orada olduklarını hatırlattı”
 
Tehdit biraz bizi gerdi. Ama yine de kimin yanımızda olduğunu öğrendik. Güvenlik görevlileri bizim için orada olduklarını defalarca bana hatırlattı. Kampüsteki sol gruplar en ufak bir sıkıntıda onlara ulaşabileceğimizin garantisini birebir bana verdi. Özgür Gündem gazetesi de bu olayın haberini yaptı. Okuldan hocalarımız da her durumda yanımızda olduklarını belirtti.
Bizden neler beklendiğini öğrendik, kimin bizimle olduğunu ve nasıl göründüğümüzü öğrendik.

Benim için çok umutluydu. Umduğumdan çok daha fazla destek gördük ve iletişim bilgisi aldık.
 
“Her şey olumlu geçti”
 
Atakan, Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi:
 
Kampüste gün boyu yaşadığımız her şey çok olumluydu. Kimi insanlar sadece masadaki yayınlardan almayı tercih ederken, 28 kişi de iletişim bilgilerini bizimle paylaşmayı seçti. Bu insanların biri hariç hepsinin kadın olduğunu da belirtmeliyim.
 
Güvenlik görevlileri dahil herhangi bir gruptan sözlü veya fiziksel hiçbir taciz ve saldırıya maruz kalmadığımız gibi ilgi de fazlasıyla yoğundu. İnsanlara katılım yapabileceklerini söyleyerek toplantılarımızın mekan ve zamanını bildirdik. Koordinasyon bozukluğu olmaması için bize telefonlarını da verdiler ayrıca. Masadaki yayınların neredeyse tamamı tükendi.
 
Azeri asıllı Rus bir kadın gazeteci de bizimle yarı Azerice yarı İngilizce konuşup basın için fotoğraflarımızı çekip yanımızdan ayrıldı. Ayrıca Kürt hareketinden bir öğrenci de gelerek bize bilgilenmek amacıyla sorular ve faydalanabileceği yayınlar sordu. Günümüz üç aşağı beş yukarı bu şekilde geçti ve çok eğlendik. Özet olarak her şey bizim için çok olumluydu.
 
“Fakülte hocaları da standımızı ziyaret etti”
 
Ayperi, İletişim Fakültesi:
 
70 kişi bizimle iletişim bilgilerini paylaştı. İçlerinde İranlı bir arkadaş, Görünüm gazetesi çalışanları ve fakülte hocaları da vardı.

Bir kadın bize biseksüel olarak açılma döneminde olduğunu ve üniversitede böyle bir topluluk aradığını söyledi.
Birçok Kürt arkadaş materyallerden aldı ve iletişim bilgilerini paylaştı.
 
“Güvenlikçiler çay-kahve ısmarlamak istediler”
 
Güvenlikler çay-kahve ısmarlamak istediler. Hatta bir güvenlikçi abi “zaten bu okulda LGBTİ topluluğu yok mu ya? Ben var diye biliyordum” dedi.
 
Bir kadın “bu konuda her şeyi yapmaya hazırım çünkü bir kadın olarak ben de ötekileştiriliyor ve öldürülüyorum. LGBTİ’ler bizden daha da çok ötekileştiriliyorlar ve hatta öldürülüyorlar. Beyinlerden homofobiyi kazımak için elimden geleni yapmaya hazırım” dedi.

Arkadaşlarımız materyallerden aldılar ve ayrıca “sticker’ları alıp lavabolara da yapıştıralım” deyip bütün lavaboları sticker’lara boğdular.
 
Birkaç kişi masamıza gelip, “ya sizde sık sorulan sorular kitapçığı varmış, biz de alabilir miyiz?” dedi. Biz de onlara bir sonraki gün getireceğimizi söyledik. Çünkü ilk gün standa taşıdığımız bütün malzemeler ilk bir buçuk saatte bitti ve ikinci kez taşıdıklarımız da standı kapatırken bitmek üzereydi.
 
“Sadece LGBTİ’lere mi açık?”
 
Birkaç kişi de “biz heteroseksüeliz ama destek vermek istiyoruz. Topluluğa dâhil olabiliyor muyuz? Sadece LGBTİ’lere mi açık?" dedi. Onlara, toplulukta bütün farklılıkların var olduğunu ve amacımızın üniversitede bir LGBTİ farkındalığı yaratmak olduğunu, homofobiye-transfobiye karşıyım diyen herkese açık olduğumuzu anlattık.
 
Bir görevli abi de "bu fakülteye iki hafta da malzeme getirsen yetiştiremezsin" dedi. Bütün bunlar olurken, ilefte kadınlar bir tacizciyi ifşa etti ve okuldan kovdu.
 
Kısacası; hayal ettiğimizden de olumlu ve güzel iki gün geçirdik stand başında.
 
“Her Cuma 6’da Siyasal’da”
 
Eğer siz de Ankara Üniversitesi’nde okuyorsanız ve aradığınız şey bir LGBTİ dayanışmasıysa, biz her Cuma saat 6’da biz Siyasal’da toplanıyor olacağız. Sizleri de homofobiye, bifobiye, transfobiye, nefret söylemlerine karşı ses çıkarmaya, hep birlikte dayanışmaya bekleriz.